KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1478 E., 2025/2163 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/76 E., 2025/322 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/134 E., 2024/1221 K.
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların iflası istenen şirketlerin eski çalışanı olduğunu, işçilik alacağı istemli iflas yolu ile takibe karşı davalının itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu, davalının itirazının haksız olduğunu ileri sürerek itirazın kaldırılmasına ve davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaların tefrik edilmesinin gerektiğini, arabuluculuk yoluna başvurulmadan davanın açılması nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, işlemiş faiz talep edilebilmesi için temerrüde düşülmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı tarafa İcra ve İflas Kanunu'nun 173/3. maddesi gereğince depo emrinin tebliğ edildiği, davalı tarafın depo emrine konu bedeli yasal süresi içerisinde mahkeme veznesine depo ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Davaların ayrı ayrı açılması gerektiğini, birlikte dava açıldığında eksik harç ödendiğinden kamu zararı oluştuğunu, davanın arabuluculuğa tabi olduğunu, faiz başlangıçlarının farklı olduğunu, bu nedenle ortada geçerli bir takibin bulunmadığı ileri sürülerek mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, takipli iflas istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1478, K. 2025/2163, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama