KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1616 E., 2025/2617 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/2049 E., 2025/123 K.
- İlk derece mahkemesi
- Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/1336 E., 2023/2210 K.
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. TALEP
Talep eden vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, talep olunan borçluda bulunan alacaklarına istinaden kambiyo senetlerini icra yolu ile tahsile girişmiş olduğunu, borçlu şirketin icra emrine herhangi bir ödemede bulunmadığını, herhangi bir itirazda da bulunmadığını, borçluya ait 6 adet taşınmazın tespit edildiğini, gayrimenkulün satış işlemlerinin İstanbul 10. İcra Dairesi'nin 2017/6347 Esas sayılı dosya üzerinden yapıldığını, satış günü alacaklı çıkmaması nedeniyle gayrimenkullerin müvekkili şirket tarafından toplamda 3.475.000,00 TL karşılığından alacağa mahsuben satın alındığını, ancak dosya borcunun karşılanmadığını,
müvekkilinin İstanbul 35. İcra Dairesi'nin 2016/32245 Esas sayılı dosyası ile de icra takibi başlattığını, haricen yapmış oldukları çalışmalar neticesinde davalı borçlu hakkında birçok icra takibi bulunduğunu, davalının borca batık durumda olduğunu, davalı şirket yetkilisi ... hakkında sermaye şirketinin iflasını istemediği gerekçesi yargılama ile ceza verildiğini, aktifi pasifini karşılamadığı ve borca batık olduğunun açık ve net olduğunu, alacakları ödeyecek mal varlıklarının bulunmadığını, bu itibarla İİK'nın m. 177 hükümleri gereğince borcunu ödemeyen davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Talep olunan vekili cevap dilekçesinde; talep eden tarafından müvekkili şirket aleyhine herhangi bir iflas takibi yapılmadığını, talep eden tarafından 20 16... yıllarında başlatılan icra takipleri, iflas talebi ile değil haciz talebi ile başlatıldığını, iflas talebinin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini, kambiyo senetlerinin gerçek bir alacağı yansıtmadığını, talep eden ve talep olunan firmanın hukuki olarak olmasa da fiilen aynı yetkili kişiler tarafından yönetildiğini, o nedenle söz konusu alacağın gerçek bir alacak olmadığını,
İİK'nın m. 177’de alacaklının ve İİK'nın m. 1 78... ’da borçlunun talebi ile takipsiz iflâs sebeplerinin ortaya konulduğunu, bu sebeplerin hiçbirisinin gerçekleşmediğini, davalı şirket her ne kadar nakit sıkıntısı yaşıyor olsa da iflas durumu olmadan tüm borçlarını ödeyebilecek durumda olduğunu, öncelikle davanın zamanaşımı yönünden usulden reddine, aksi kanaatte ise davanın esastan reddine
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile talep olunan şirketin ticari defter kayıtlarına göre, 2021 yılı Kurumlar Vergi Beyannamesi ekinde beyan edilen 20 20... yılları gelir tablolarına göre şirketin gayrifaal olduğu, şirketin 30.09.2022 tarihi itibariyle özsermayesinin % 75'ini kaybetmiş olarak görüldüğü, vergi borcunun 407.997,50 TL olduğu, en son ödemenin 22.06.2019 tarihinde yapıldığı, talep olunanın 23.06.2023 tarihi itibari ile SGK borcunun 289.676,50 TL olduğu görülmüştür.
Talep olunanın iştigal konusu faaliyetinin bulunmadığı ve borçların kapatılması amacıyla ödemeler yaptığına ilişkin herhangi bir belgenin bulunmadığı, İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün 2016/32245 Esas sayılı dosyası ile yapılan takibe ilişkin ödeme emrinin talep olunan şirkete tebliğ edildiği, takibin kesinleştiği ve buna rağmen talep olunan şirket tarafından talep edene ödeme yapılmadığı, talep oluna şirketin iştigal konusu kapsamındaki faaliyetini durdurduğu ve ödemelerini tatil ettiği, ayrıca davalı şirket adına kayıtlı iki adet araç üzerinde 300'den fazla haciz şerhi bulunduğu, kesinleşen icra dosya borçlarının ödenmediği,
talep olunan şirket yetkili temsilcisinin İstanbul 3. İcra Ceza Mahkemesi'nin 2017/565 Esas, 2021/ 73 Karar sayılı ilamı ile İİK'nın 345/a maddesi gereğince sermaye şirketinin iflasının istememe suçundan cezalandırılmasına karar verildiği ve kesinleştiği ve talep olunan şirket yetkili temsilcisi 27.12.2023 tarihli duruşmada hazır bulunarak alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla talep eden şirket ile birlikte hareket ettiğini, mal varlığının bir kısmını talep eden şirket üzerine aktardığı,
İİK'nın 177/1. maddesinde sayıldığı şekilde alacaklılarının haklarını ihlal etmek amacıyla hileli muameleler yaptığını beyan ettiği İİK.'nın 177/1. ve 2. bentlerinde belirtilen talep olunan doğrudan iflas sebebinin gerçekleştiği gerekçesiyle, talebin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep olunan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Talep olunan vekili temyiz dilekçesinde;
a. Doğrudan iflas talebi açılması için İİK m 156 da belirtilmiş olan 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini,
b. Alınan bilirkişi raporlarının yetersiz olduğunu, müvekkilinin defterlerinin incelenmeden rapor tanzim edildiğini, Denizli 7. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/189 Esas sayılı dosyasında defterlerin davalı da olmadığının belli olduğunu,
c. İlk alınan bilirkişi raporunda kısa vadeli kaynakların dönen varlıklardan fazla olduğunun belirlendiğini, iflas koşullarının oluşmadığını ( Bilirkişi raporunda müvekkili şirketin 30.09.2022 tarihli mizanına göre kısa vadeli yabancı kaynaklar toplamının (87.191.920,11 TL), dönen varlıklar toplamından (76.900.411,65) fazla olduğunun tespit edildiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, doğrudan alacaklı tarafından talep edilen iflas (İİK'nın 177. maddesi kapsamında) istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, talep şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, talep olunan vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1616, K. 2025/2617, 30 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama