KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1868 E., 2025/3885 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/423 E., 2025/589 K.
- İlk derece mahkemesi
- Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/911 E., 2024/1163 K.
Karar Metni
1.590 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/254 Esas - 2024/318 Karar sayılı dosyasında davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
1-Davacı vekili asıl dava ve birleşen 2022/1261 Esas - 2024/637 Karar sayılı dosyada dava dilekçesinde; müvekkili ...'nun, davalı .... ... ...
Kooperatifinin üyesi olup kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalılardan ... kooperatifin inşaat yapmış olduğu arsada, arsa sahibi konumunda olduğunu, davalı kooperatif diğer davalı ...'a devri gereken daireleri devretmiş olduğunu, dava konusu daire yapılan sözleşme gereğince kooperatife devredilmesi gerektiğini, dava konusu dairenin davalı kooperatifin 20.02.2020 tarihli, 224 karar numaralı yönetim kurulu kararı ile müvekkiline tahsisine karar verilmiş olduğunu, ilgili dairenin müvekkiline tahsis edildiğini ancak müvekkilinin tescil talebinin davalı kooperatifçe yerine getirilmediğini,
müvekkilinin davalı kooperatife ödemesinin 215.104,00 TL olduğunu, müvekkilinin davalı kooperatife en yüksek aidat ödeyen kişilerden olduğunu, müvekkilinden çok daha az aidat ödeyen bir kısım kooperatif ortaklarına tapu devirlerinin yapıldığının taraflarınca haricen öğrenildiğini, taraflarınca yapılan araştırmada davalı ...'ın arsa sahibi olduğu tespit edildiğini, kendisine düşün tüm daireleri teslim aldığının tespit edildiğini, kooperatif ile dava dışı kooperatif yüklenicisi arasındaki hukuki uyuşmazlık nedeni ile daireleri kooperatife devretmekten imtina ettiği kanaatine ulaşıldığından,
dava konusu 1081 ada, 1 parsel 12 kat ve 48 bağımsız bölüm numaralı dairenin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2-Davacı vekili birleşen 2024/2 54... /318 Karar sayılı dosyada dava dilekçesinde; müvekkili ...'nin davalı .... ... ... Kooperatifi'ne 01.07.2010 tarihinde, ... nolu üyeliği ilişkin olarak ... ile yaptığı hisse devir sözleşmesine binaen kooperatif üyesi olduğunu, üyeliğinin devamında da kalan tüm aidatları müvekkili tarafından ödendiğini, müvekkili tarafından tüm edimlerin karşılandığını, müvekkili davalılardan .... ... ...
Kooperatifi tarafından 30.04.2015 tarih ve 4650 sıra numaralı fatura kesildiğini, devamında da 2015 yılının 10. ayında da davaya konu ev teslim aldığını, davalı kooperatif yönetim kurulu, 10.05.2016 tarihli ve 170 sayılı kararı ile müvekkilinin ortaklıktan ihracına ilişkin haksız ve mesnetsiz olduğunu iddia ettiği bir karar alındığını, bu kararın Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1352 Esas - 2017/601 K. sayılı ve 12.07.2017 tarihli ilamıyla iptal edildiği,
söz konusu karar kesinleşerek müvekkilinin yeniden üyelik hakkı kazandığını, kooperatif üyesi olan müvekkiline Kayseri ili, ... ilçesi, 1081 ada, 1 parsel, 12 kat, 48 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz tahsis edilmiş iken ve müvekkiline devri gerekir iken, müvekkilinin haksız olarak ihraç edildiği zaman dilimi içerisinde, müvekkilinin üyeliği davalı kooperatif tarafından, kooperatif yönetim kurulu üyelerinden...'nun oğlu olan ...'ya devredildiğini, davalı kooperatife ihtarname gönderilmesinin ilgili mahkeme ilamlarının bildirilmiş olmasına karşın;
kooperatif yönetimi tarafın kötüniyetli olarak bu hususlar dikkate alınmadığını ve ...'ya Kayseri ili, ... ilçesi, 1081 ada, 1 parsel, 12 kat, 48 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz tahsis edildiğini, ...'nun Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/911 Esas sayılı dosyası ile söz konusu taşınmazın kendi adına devir ve tescili için .... ... ...
Kooperatifi'ne ve arsa sahibi ...'a tapu iptal ve tescil davası açtığını, işbu dosyanın eldeki dosya ile birleştirilmesini, müvekkilinin halihazırda kooperatifin üyesi olup tüm edimlerini yerine getirdiğini, Kayseri ili, ... ilçesi, 1081 ada, 1 parsel, 12 kat, 48 bağımsız bölüm numaralı taşınmaz üzerindeki asıl hak sahibinin müvekkili olduğunu, kooperatif ile yapılan sözleşmenin de bu yönde olduğunu, kooperatifin, müvekkilini haksız yere ihraç edip kendince zaman boşluğu ve fırsat yaratarak,
dava konusu taşınmazın üyeliğini müvekkili dışındaki kişilere devretme noktasında olduğunu, müvekkilinin hakkı olan taşınmazı devralamadığını, müvekkilinin üyeliğinin devam etmekte olup taşınmazdaki mülkiyet hakkının sahibinin müvekkilinin olması gerektiğini, dava konusu 1081 ada, 1 parsel, 12 kat, 48 bağımsız bölüm numaralı taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1-Davalı kooperatif vekili asıl dava ve birleşen 2022/1261 Esas - 2024/637 Karar sayılı dosyada cevap dilekçesinde; davacı yanın müvekkili kooperatif üyeliği ve diğer davalı ...'ın müvekkili kooperatife devretmesi gereken arsaların devir işlemlerini yapmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmadığını, ayrıca davacının kooperatifin bir kısım üyelerine kıyasla daha fazla ödeme yaptığı hususunu da kabul ettiklerini belirtmekle birlikte, davacıya tapu iptalini ve kendi adına tescili talep ettiği dairenin henüz teslim edilmemesi müvekkili kooperatifin kusurundan kaynaklanmadığını,
dosya kapsamında diğer davalı ...'ın sözleşme gereği devri işlemlerini yapması gereken dairelerin teslimini henüz yapmamış olduğundan müvekkili kooperatif davacı üyeye devretmesi gereken dairenin teslimini yapmadığını, işbu nedenlerle müvekkilinin kusuru bulunmadığını beyanla müvekkili kooperatif açısından davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2-Davalı ... vekili asıl dava ve birleşen 2022/1261 Esas - 2024/637 Karar sayılı dosyada cevap dilekçesinde; müvekkilinin arsa sahibi müteveffa ...'ın mirasçısı olup arsa sahibi olduğunu, söz konusu daire arsa sahibi olan müvekkiline isabet eden dairelerden olmadığını, kat irtifakı tesis edilirken arsa sahabi adına tesis edilen dairelerden olduğunu, KKİS gereği müteveffa arsa sahibi ...'ın mirasçıları üzerinde Kayseri İli, ... İlçesi, ...
Mah. 1081 ada, 1 parselde müvekkili adına 48... no'lu daireler,... adında 21 no'lu daire ve... adına 38 no'lu daire durduğunu, müvekkilinin hak sahibi kim ise ona daireyi vermeye hazır olduğunu, ancak bu konuda tereddüt olması ve sözleşmenin hükümlerinin tam olarak ifa edilmemesi nedeniyle devir yapılmadığını, bu nedenle yargı yoluyla hak sahibi kim ise müvekkili daireyi ona vermeye hazır olduğunu, davacının kooperatif üyesi olup dairenin onun adına asibet edip etmediğini, ancak diğer davalı kooperatifin bileceğini,
müvekkili yönünden 3. kişi konumunda olan davacı kendi adına tapu iptali tescilini istemişse de bu dava usuli açıdan yanlış olup ancak kooperatif adına tescil talep edilebileceğini, müvekkili yönünden davacı ile arada herhangi bir sözleşme olmadığı için husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, müvekkilinin iyiniyetli olup halen kooperatif üyeleri tarafından kullanılan bu daireyi ileride hukuki sorunlarla karşılaşmamak adına üzerinde tuttuğunu, herhangi bir şekilde tedbir ya da şerh olmamasına rağmen bir başkasına devir yoluna gitmediğini, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu,
taraflar arasındaki hukuki sorunlardan ve tam bir bilgi sahibi olamamasından dolayı daireyi kime vereceğini bilemediğini, bu nedenle yargılama sonunda hak sahibi kim ise daireyi onun adına vermeye hazır olduklarını, ancak müvekkili yargılamaya sebep olmadığı için yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmemesini talep ettiklerini, davanın KKİS gereği öncelikle sözleşmenin tamamlanabilmesi için arz ettikleri mesken ve tapu harçlarının müvekkiline ödendikten sonra hak sahibi kim ise onun adına tescilini kabul etmediklerini beyanla davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda asıl dava ve birleşen davalarda davacıların kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescilini talep ettiklerini ancak İİK'nın 198' inci maddesi uyarınca kooperatiften doğan tescil hakları para alacağına çevrildiğinden davacıların tescil hakkı kanunen mümkün olmadığından reddine, davacıların alacağının sıra cetveline kayıt kabul olarak görülüp görülemeyeceği hususunun;
davacıların talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98' inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunu'ndaki ... şirketlere ait hükümlerin uygulanacağı, TTK' nın 329' uncu maddesinde, belli istisnalar haricinde şirketin kendi hisse senetlerini temellük edemeyeceğinin öngörüldüğü, buna paralel olarak TTK.' nın 405/2 maddesinde ise "Pay sahipleri sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemezler; tasfiye payına müteallik hakları mahfuzdur" hükmüne yer verildiği,
bu nedenle, ... şirket ortağının ödediği sermaye miktarı için şirketten alacaklı olmayacağı, zira, ortakların payları için yapılan ödemelerin ortaklığın sermayesini oluşturduğu, sermaye payı ise ortaklığa verilmiş bir borç olmadığından ortaklığın iflası halinde ortakların kural olarak iflas alacaklısı olamayacakları, diğer bir anlatımla, ortakların ödedikleri sermaye borcunu iflas masasına alacak olarak kaydettiremeyecekleri ancak pay cetveline göre paylaşım yapıldıktan sonra ve İİK'nın 196' ncı maddesi uyarınca faiz ödemelerinden sonra masada para kalması halinde pay sahiplerine ödeme yapılmasının mümkün olacağı,
1163 sayılı Kooperatifler Kanunu' nun 98' inci maddesi yollamasıyla, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK.' nın 379. ve 480/3. maddeleri kapsamında bir alacak olmadığı halde, iflas masasına kaydı mümkün alacak olarak kabulü edilemeyeceğinden davaların sıra cetveline kayıt kabul olarak görülmesinin de mümkün olmadığı,
davacılar Yargıtay uygulaması gereği kooperatif üyesi olduğundan taşınmazın bedelinin sıra cetveline kaydı da mümkün olmadığından bu hususun da kabul edilmediği gerekçeleriyle asıl dava ve birleşen 2022/1261 Esas - 2024/637 Karar sayılı davanın reddine, birleşen 2024/254 Esas - 2024/318 Karar sayılı davanın reddine karar vermiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen 2024/254 Esas - 2024/318 Karar sayılı dosyanın davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Birleşen dava davacısı ... vekili birleşen 2024/254 Esas, 2024/318 Karar sayılı dosya yönünden temyiz dilekçesinde; müvekkilin davalı yapı kooperatifinin üyesi olup kooperatife karşı tüm edimlerini yerine getirdiğini, davalı kooperatif tarafından bilinçli bir şekilde hileli hareketler ve aldatma kastıyla, haksız menfaat elde etme odaklı girişimlerde bulunulduğunu, tüm ihraç, dava, iade, menfi tespit, ihraç, iade süreçlerinin müvekkil lehine sonuçlanmasına rağmen davalı kooperatifin, dava konusu taşınmazı müvekkile devretmediğini, müvekkilin üyeliğinin devam etmekte olup taşınmazdaki mülkiyet hakkının sahibi olması gerektiğini,
kooperatife ödenen aidatın ... Şirkete ödenen sermaye gibi nitelendirilmesinin doğru olmadığını, bu itibarla müvekkilin alacaklı konumunda olmasının mümkün olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl ve birleşen davalar yönünden kooperatif üyeliğinden kaynaklan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, birleşen 2024/254 Esas, 2024/318 Karar sayılı dosyada davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1868, K. 2025/3885, 17 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama