KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1892 E., 2025/2990 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/652 E., 2023/429 K.
Karar Metni
885 kelime·4 dk okuma
1. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/652 Esas sayılı dosyasında yüklenici tarafından sözleşmesnin haksız olarak fesih edildiğinin tespiti ile kayıt kabul; Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2016/415 Esas sayılı dosyasında, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak yüklenici tarafından alacak ve tazminat, birleşen İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/382 Esas sayılı dosyasında yine yüklenici tarafından açılan alacak ve tazminat, Birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1336 Esas sayılı dosyasında iş sahibi tarafından yükleniciye açılan tazminat, Birleşen İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/533 Esas sayılı dosyasında iş sahibi tarafından tirazın iptali isteminde bulunulmuştur.
2. Dosyaların birleştirilmesinden önce; İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30.12.2013 tarihYİ, 2013/325 Esas ve 2013/361 Karar sayılı kararının temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 13.10.2014 tarih ve 2014/3541 Esas ve 2014/5715 Karar sayılı ilamıyla ilk derece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
3. Bozma ilamının ardından yargılamaya İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/652 Esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiş ve yukarıda bahsi geçen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/325 esas sayılı dosyasından verilen birleştirme kararı neticesinde, davaların birleştirilerek görülmesi yoluna gidildiği anlaşılmıştır.
4. Daha önce İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/382 Esas sayılı dosyasından tefrik edilen ve Yargıtay incelemesinden geçmeyen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/382 Esas sayılı dosyası, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1336 Esas sayılı dosyası ve İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/533 Esas sayılı dosyasından da verilen birleştirme kararları neticesinde davaların birleştirilerek görüldüğü anlaşılmıştır.
5. İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/652 Esas, 2023/424 Karar ve 04.05.2023 tarihli asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/415 E. ve 2013/382 Esas sayılı davaların kısmen kabulüne, Birleşen Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/533 Esas sayılı davanın kabulüne, birleşen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2014/1336 Esas sayılı davada davanın kabulüne karar verilmiştir.
6. Bu karara karşı, ... İnş. Mad. San. Ltd. Şti., ... Enerji ElektrikÜr. Ltd. Şti. ... Ekş, Hitit İnş. Mad. San. Ltd. Şti., ... Enerji ElektrikÜr. Ltd. Şti. ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
7. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar diğer mahkemeyi bağlar" hükmüne yer verilmiştir.
8. Dosyalardan biri Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosya ile birleşmesi halinde, daha önce herhangi bir kanun yolundan geçmemiş dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur, ayrı dosya olma özelliğini devam ettirirler.
9. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında; Bölge Adliye Mahkemelerinin Resmi Gazetede ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise Bölge Adliye Mahkemeleri'nin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir.
Bu durumda; 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 ilâ 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, bahse konu dosyaların temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir.
Buna karşılık; 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilmiş olup, daha önce temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bu dosyaların Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesi zorunludur.
9. Somut olayda, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dava dosyasının ve birleşen 2016/415 Esas sayılı dosyanın ( bozma öncesi 2013/325) “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.
10. Ne var ki, birleşen Birleşen Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1336 Esas, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/533 E. ve daha önce tefrik edilerek bozma sonrası birleştirilen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 3013/382 Esas sayılı dava dosyasının karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyada verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu kararın ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.
Birleşen Ankara Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1336 Esas, İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/533 E. ve daha önce tefrik edilerek bozma sonrası birleştirilen İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 3013/382 Esas sayılı dosyalara karşı sunulan temyiz başvuru dilekçesinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir.
11. Bu durumda mahkemece, anılan davanın bağımsız dava olma özelliğini kaybetmediği gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle, istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesinin sağlanması, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi neticesinde verilecek kararın temyiz yolunun açık olması halinde, karara karşı yasal temyiz ve temyize cevap süreleri beklenerek, temyiz edilmesi halinde buna ilişkin evrakların da eklenmesi suretiyle asıl dava ve mevcut olur ise birleşen dava hakkındaki temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın kül halinde Dairemize gönderilmek üzere mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1892, K. 2025/2990, 18 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama