KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1910 E., 2025/2835 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/376 E., 2025/427 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/895 E., 2024/6 K.
Karar Metni
699 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının avukat olduğunu, davalı ...'ın ... İnşaat Anonim Şirketinin sahibi ve yetkilisi, davalı ...'un ise mali işlerden sorumlu yönetim kurulu üyesi olduğunu, dava dışı şirket ile davacı arasında imzalanan vekalet ve danışmanlık hizmet sözleşmelerinde kararlaştırılan ücretlerin ödenmediğini, sonrasında ise vekaletten azil edildiğini, davacı alacağının doğrudan doğruya iflas yolu ile talep edilmesi şartlarının oluştuğunu belirterek davalıların iflasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıya borcun bulunmadığını, davacının taraf olunan dosyaların duruşmalarına katılmadığını, yerine başka birini görevlendirmediğini, avukatlık mesleğinin gerektirdiği özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacı ile vekalet ilişkisinin bulunmadığını, davalının dava dışı şirketin yönetim kurulu üyesi olmadığını, mali işlerden sorumlu müdür olarak görev yaptığını, davacının dava dışı şirketten alacağı bulunup bulunmadığının belirlenmediğini, davalının iflası istenilebilecek kişilerden olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2024 tarihli kararı ile davacı ile dava dışı şirket arasında vekalet ilişkisi bulunduğu, yönetim kurulu üyeleri ve şirket müdürü ile ise herhangi bir ilişki olmadığı, dava dışı şirket hakkında başlatılan ilama dayalı alacağa ilişkin takip bulunmadığı, davacının alacağının olup olmadığının yargılamayı gerektirdiği, davalı ...'un şirket ortağı da olmadığı gerekçesiyle taraf ehliyeti (pasif husumet) yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 10.01.2024 tarihli kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 06.11.2024 tarihli kararı ile davacının davalıların iflasına karar verilmesine dayanak gösterdiği 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 238. maddesinin kollektif şirketlere ilişkin hükümler arasında yer aldığı, dava dışı ... İnşaat Anonim Şirketinin niteliği gereği davalılar hakkında anılan hükmün uygulanmasının mümkün olmadığı, anonim şirket ortaklarının iflaslarının istenilebileceğine ilişkin bir düzenlemenin de bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 06.11.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, Bölge adliye mahkemesince ilk derece mahkemesi kararında yer alan gerekçenin tamamen değiştirilmesine rağmen gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmediği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
2. Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, davalıların yönetim kurulu üyesi oldukları şirketin anonim şirket olduğu, anonim şirket kurucu ortaklarının, yönetim kurulu üyelerinin, yöneticilerinin ve tasfiye memurlarının sorumluluğunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 553. maddesinde düzenlendiği, kollektif şirket ortaklarının sorumluluğuna ilişkin TTK'nın 238/2. maddesinin uygulama olanağının bulunmadığı gerekçesiyle taraf ehliyeti (pasif husumet) yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davanın doğrudan doğruya iflas istemine ilişkin olduğunu, dava dışı ... 'nun şirketin tüm mali, hukuki ve ticari faaliyetlerini yürüten kişi olduğunu, şahsen sorumluluğunun bulunduğunu, davalı ...'ın yurt dışına kaçtığını, şirketin konkordato projesinin tasdik edilmediğini, borçların icra takibine rağmen ödenmediğini, hileli işlemlerle şirket mal varlığının elden çıkarıldığını, Yargıtay'ın emsal kararlarında şirket yöneticilerinin hileli davranışları sonucu oluşan zarar nedeniyle iflas davalarında taraf olabileceğinin kabul edildiğini, davalıların iflasına karar verilmesinin şartlarının oluştuğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İcra ve İflas Kanunu'nun 177. maddesi kapsamında açılan doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1910, K. 2025/2835, 10 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama