KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1933 E., 2025/3503 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/491 E., 2025/434 K.
- İlk derece mahkemesi
- İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/282 E., 2025/59 K.
Karar Metni
970 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacı vekilince duruşmasız, asıl davada davalı ve birleşen davada davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 21.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl davada ve birleşen davada davalılar vekili Avukat avukat .... ile davacı ... vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve birleşen dava dilekçesinde; müvekkili arsa sahibi ile dava dışı yüklenici kooperatif arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 26.05.2021 tarihli, 2018/1098 Esas, 2021/458 Karar sayılı ilâmıyla geriye etkili şekilde feshedildiğini ve bu kararın kesinleştiğini ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümleri yükleniciden temlik almış olan davalıların dairelere haksız el atmasının önlenmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı vekili cevap dilekçesinde; haksız bir işgalin söz konusu olmadığını, dava dışı kooperatifin inşaatı tamamladığını, Anayasa Mahkemesi bireysel başvurusunun bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2. Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dışı kooperatifin davacıya karşı edimlerini ifâ ettiğini, müvekkilinin kooperatif üyesi olduğundan daire tahsis edildiğini, yapı kayıt belgesi alındığını, Anayasa Mahkemesine bireysel başvurusunun bekletici mesele yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava tarihinde ve halen dava konusu arsanın kayıt maliki olduğu, davacı ile dava dışı kooperatif arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi kararının kesinleştiği, davacının el atmanın önlenmesini talepte haklı olduğu gerekçesiyle, davanın ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve birleşen davada davalı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından dava konusu taşınmaz davacı adına kayıtlı olduğundan davacının ayni hakkının bulunduğu, davalıların ise yükleniciden temlike dayalı şahsi hak sahibi olduğu, kural olarak hakların yarışmasında ayni hakka üstünlük tanınması gerektiği, davacı ile dava dışı yüklenici arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile geriye etkili olarak feshine karar verildiği,
hükmün deracattan geçmek suretiyle kesinleştiği, böylece yüklenicinin hak sahibi olmadığı bölümleri yükleniciden haricen (kooperatif üyeliği suretiyle) edindiklerinden bahisle tasarruf eden davalının, bu kullanımının haklı ve geçerli bir nedene dayanmadığı,
dava dışı yüklenicinin davacı arsa sahibine karşı edimini tamamen veya kısmen yerine getirmeden, şahsi hakkını üçüncü kişiye (davalıya) temlik etmesi halinde üçüncü kişinin (davalı), Türk Borçlar Kanunu'nun 97. maddesi hükmünden yararlanma hakkı bulunan arsa sahibini ifaya zorlayamayacağı, cevap dilekçelerinde hapis hakkının ileri sürülmediği gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; harç kamu düzeninden olup, re'sen gözetilmesi gerektiğinden kararın düzeltilerek onanmasını talep etmektedir.
2. Davalı ve birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının yapı sahibi olmayıp arsa sahibi olduğunu, yapının malikinin ise kooperatif olup, müvekkillerine husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, dava ticari dava olduğu halde görevsiz mahkemede dava açıldığını, davacı vekilinin vekaletinin geçerli olmadığını, kooperatif tarafından muhdesatın aidiyeti için dava açıldığını ve davada ihtiyat tedbir kararı verildiğini, müvekkillerinin yapı üzerinde hapis haklarının bulunduğunu, imalat bedeli ödenmedikçe müdahalenin meni istenemeyeceğini, davacının sebepsiz zenginleştiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
1. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; İlk Derece Mahkemesi kararında fazla alınan karar ve ilam harcı davalı ve birleşen davada davalı aleyhine olup, davacı aleyhine hüküm bulunmadığı, bu durumda davacının mahkeme kararına karşı temyiz yoluna başvurmasında hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ve birleşen davada davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi'nce istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ise de; dava konusu taşınmazın arsa bedeli olan 1.140.551,82 TL üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilmesi gerekirken, arsa payı ve yapı değerinin toplamı sonucu elde edilen değer üzerinden karar ve ilam harcına hükmedilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle;
1. Yukarıda 1. bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda 2. bentte açıklanan sebeplerle davalı ve birleşen davada davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine,
3. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
4. Yukarıda 3. bentte açıklanan sebeplerle davalı ve birleşen davada davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “2- Alınması gereken 77.911,09 TL ilam harcından peşin alınan ve sonradan tamamlanan 102.436,19 TL harcın mahsubu ile bakiye 24.525,10 TL ilam harcının davalı ...’e iadesine," yine birleşen İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2022/104 Esas sayılı dosyasına ilişkin hüküm fıkrasının (2) numaralı fıkrasının hükümden çıkarılarak yerine “2- Alınması gereken 77.911,09 TL ilam harcından peşin alınan ve sonradan tamamlanan 25.609,05 TL
harcın mahsubu ile bakiye 52.302,04 TL ilam harcının davalı ...’dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,” ibarelerinin yazılması suretiyle re’sen DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Yargıtay duruşmasında vekille temsil olunan asıl davada davalı ... ve birleşen davada davalı ... yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalı ve birleşen davada davalıya verilmesine,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davacı ve davalılara iadesine,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1933, K. 2025/3503, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama