KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/1937 E., 2025/3400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/1939 E., 2025/599 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/162 E., 2023/308 K.
Karar Metni
1.017 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü :
I. DAVA
Davacılar vekili; davalılar ile aralarında düzenledikleri arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, kendilerine ait bağımsız bölümlerin tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediğini, bu konuda yaptırdıkları tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda ve sonrasında açtıkları Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/916 Esas sayılı davasında yapılan yargılama sonucu, davacılardan alacaklarının 848.580,00 TL olduğunun anlaşıldığını ve mahkemece taleple bağlı kalınarak 50.000,00 TL'nin tahsiline karar verildiğini, kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nce 2021/3463 Esas sayılı dosyası ile onanarak kesinleştiğini, bakiye alacakları olan 798.580,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar, derdest davanın ek dava mahiyetinde olduğu ve kendilerinin süresinde zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davanın reddini talep etmişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı şirket ile davacılar arasında, davacılara ait ... ili .... ilçesi ...... Mahallesi 253 Ada, 8 parsel sayılı taşınmaz için 02.05.2008 tarihinde.....
Noterliği'nde ... yevmiye numarası ile gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, davalı tarafından, davacılara taahhüt edilen bağımsız bölümler tam ve eksiksiz olarak teslim edilmediği iddiası ile Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/916 Esas sayılı dosyası ile yargılama yapıldığı, yapılan yargılama sonucu davacıların 848.580,00 TL alacaklarının olduğunun tespit edildiği, fakat taleple bağlı olarak karar verildiği ve kararın Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 2021/3463 Esas sayılı dosyası ile onanarak kesinleştiğinin anlaşıldığı,
eldeki davanın ek dava mahiyetinde olduğu ve davalı tarafça süresinde zamanaşımı definde bulunulduğu anlaşılmakla, sözleşmenin düzenlendiği tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 126/4. maddesine göre; eser sözleşmelerinde zamanaşımının başladığı tarih; eserin sözleşmesine uygun teslim edildiği veya tarafların fesih iradelerinin birleştiği tarihten itibaren 5 yıl olduğu, yine aynı Kanunun 128. maddesi uyarınca davacı yüklenicinin alacağının muaccel olduğu tarihten işlemeye başlayacağının düzenlendiği, alacağın muaccel hale geldiği tarihin ise, eserin iş sahibine teslim edildiği tarih olduğu,
dosya kapsamında eserin teslimi hususunda net anahtar teslim tarihi tespit edilemese de sözleşme konusu taşınmazda yapı kullanım izni alındığı tarih olan 21.03.2014 tarihi itibariyle eserin fiili tesliminin gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, kısmi davada fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması halinde saklı tutulan kısım için zamanaşımının kesilmeyip, zamanaşımının, alacağın yalnız kısmi dava konusu yapılan kısmı için kesildiği, sözleşme tarihi itibariyle geçerli olan 818 sayılı Borçlar Kanunu uyarınca eksik işlere karşı 5 yıl, ayıplı işlere karşı 10 yıl zamanaşımı süresi öngörüldüğü,
4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/916 Esas sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi heyet raporunda ayıplı işlerin ve eksik işlerin kalem kalem belirtildiği, ayıplı iş olarak yalnızca 10.000,00 TL jeneratör ve tesisat bedeli belirlendiği ve bu kalem yönünden mahkemece tam kabul kararı verildiği ve kararın kesinleştiği gözetildiğinde, ek dava açılan kısmın eksik iş bedeline ilişkin olduğunun anlaşıldığı ve açıklanan madde metni uyarınca 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği,
bu minvalde eksik iş bedeli yönünden açılan davada fiili teslim tarihinden itibaren işlemeye başlayan beş yıllık zamanaşımı süresinin sona erdiği ve davalı tarafça süresinde zamanaşımı definde bulunulduğu gerekçesiyle açılan davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile; ek davanın 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu ve sözleşme taraflarının açacağı davada zamanaşımı süresinin teslim tarihi kabul edilen iskân tarihi 21.03.2024'ten başlayacağına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; kararın hukuka aykırı, zamanaşımı def'inin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı yüklenicinin edimlerini gereği gibi ifa etmediğini, bu nedenle 5 yıllık zamanaşımı değil, 10 yıllık zamanaşımı süresinin davada uygulanması gerektiğini, ek davayı ikame etmeden önce Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2015/916 Esas numarası ile açtıkları davada, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı gereğince ek rapor alındığını, bu raporda dava konusu alacaklarının gizli ayıp ve eksik ifa niteliğinde olduğunun anlaşıldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; taraflar arasında düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davacı arsa sahiplerine isabet eden bağımsız bölümlerdeki eksik ve ayıplı işler bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK'nın 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 1/1 ve 5/1. maddeleri uyarınca zamanaşımı hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, somut olayda, 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümlerinin uygulanacağı açıktır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 126/4 maddesinde yüklenicinin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmediği veya ayıplı iş meydana getirmiş olduğu işler haricinde kalan eser sözleşmesinden kaynaklanmış davaların 5 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu açıklanmış ise de, kasıt veya ağır kusur halinde aynı Kanun'un 125. madde hükmü uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Öte yandan mahkemenin de kabulünde olduğu üzere sözleşme taraflarının açacağı davada zamanaşımı süresi teslim tarihi sayılan iskân tarihi 21.03.2014 tarihinden başlayacaktır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ve hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; özellikle davalının süresi içinde zamanaşımı savunmasında bulunmasına, az yukarıda açıklandığı üzere zamanaşımı süresinin teslim tarihi sayılan iskân tarihi olan 21.03.2014 tarihinden başlayacak olmasına, öte yandan davacının dayanağı Bursa 4. Asliye Hukuk Mahkemesine ait dava dosyası incelendiğinde;
gizli ayıp olarak değerlendirilen jeneratör ve tesisatına dair bedele hükmedildiğinin dayanak dava dosyasının karar gerekçesi incelendiğinde açıkça anlaşılmasına, bu halde eldeki davada 10 yıllık sürenin uygulanmasının mümkün bulunmamasına, sonuç olarak ek davada kalan eksik işler bedeli açısından ise teslim tarihinden ek davanın açıldığı tarih olan 25.04.2022 tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmasına göre davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi Kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. hükmü uyarınca ONANMASINA,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/1937, K. 2025/3400, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama