KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/2086 E., 2025/2798 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/157 E., 2025/372 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/263 E., 2024/688 K.
Karar Metni
808 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkillerine ön ödemeli konut satış sözleşmeleri kapsamında maketten konut sattığını, tarafların farklı zamanlarda farklı projelere ilişkin ön ödemeli konut satış sözleşmeleri akdettiğini, davalılar aleyhine tüketici mahkemelerinde dava açıldığını, ilamlı icra takipleri başlatıldığını ve kesinleştirildiğini, davalı ... Gıda firması aleyhine Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/843 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davalının iflasına karar verildiğini, bu kararın istinaf ilamı ile kaldırıldığını ve iflas masasının kapatıldığını, davalıların iflas kararı kaldırılmasına rağmen borçlarını ödemediğini belirterek davalının İİK'nın 177/4. maddesi gereğince iflaslarına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı adına usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi ibraz edilmemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından iflası talep edilen Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2021/843 Esas sayılı dosyası üzerinden ... Gıda İnşaat… Şirketi' nin iflasına karar verildiği, iflasın 08.09.2022 tarihinde açıldığı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi’nin 2022/1848 Esas, 2023/1486 Karar sayılı ilamı ile kararın kaldırılmasına karar verildiği, 12.02.2024 tarihinde İİK'nın 40. madesi gereğince iflas dosyasının durdurulduğuna ilişkin müzekkere yazıldığı, davacılar tarafından iflas tarihinden sonra davalı ... Gıda ... AŞ'ye karşı icra takibi başlatıldığı, icra takiplerinin usulüne uygun olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, 13.05.2025 tarihli kararı ile davacılar vekilinin temyiz başvurusunun ... yönünden olduğunun kabul edilmesine, diğer davacılar ..., ..., ... ve ... yönünden temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; hakkında iflas kararı kesin olarak kaldırılan davalı firma yönünden duran icra takiplerinin kaldığı yerden devam edeceğini, icra müdürlüklerinin işbu talepler kapsamında işlem yapması gerekirken bazı icra müdürlüklerinin işbu işlemlere yönelik talepleri askıda bırakmasının veya talepleri kabul etmelerinin akabinde sistemde takibin devamına ilişkin düzenlemeleri yapmamasının davacıların görevi ihmalinden kaynaklanmadığını, hak kaybına sebebiyet verecek şekilde ilk derece mahkemesi tarafından haksız ve hukuksuz olarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
ilk derece mahkemesi tarafından davalı firmaya ödeme için süre verilmesi ve işbu süre zarfında da ödeme yapılmaması halinde davalı hakkında iflas kararı verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
Bir kısım davacılar ..., ..., ..., ... vekili temyiz dilekçesinde; temyiz başvurusu değerlendirme kararı kapsamında temyiz başvurularının yukarıdaki müvekkiller nezdinde eksik harç nedeniyle reddedildiğini yalnızca ... adına yapılan başvurunun kabul edildiğini, taraflar arasında ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada, davanın mahiyeti gereği 10 yıldan fazladır konut mağduru olan müvekkillerinin gelir durumunun zaten çok iyi olmaması ve bunun belgeler ile ispatı akabinde adli yardım talep edilmiş olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından bu taleplerinin kabul edildiğini,
adli yardım kapsamında eksik harç nedeniyle temyiz başvurusunun reddedilmesinin hak arama hürriyetinin ihlali niteliğinde olduğunu, bununla birlikte davanın konusunun iflas davası olup, iflas davasının kamu düzeninden olduğunu, hal böyleyken ilk derece mahkemesi nezdinde adli yardım talepli devam eden yargılama kapsamında temyiz başvuru hakkının da devam eden yargılama ile ilgili olduğunu,
davanın kamu düzeninden olduğunu ve adli yardım olması halinde masrafların Hazineden talep edileceği hususunun dikkate alınarak İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin 13.05.2025 tarihli anılan davacılar yönünden temyiz harç ve masraflar yatırılmadığından temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair kararının kaldırılması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, İcra İflas Kanunu'nun 177/4. maddesi hükmüne göre açılan doğrudan doğruya iflas istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
İlk Derece Mahkemesinin 03.04.2024 tarihli ara kararı ile davacılar vekilinin adli yardım talebinin kabul edildiği, ikinci bir karar ile adli yardımın kaldırılmasına karar verilmediği sürece yargılama sonuçlanıncaya kadar (hükmün kesinleşmesine kadar) adli yardım etkisinin devam edeceğinin 6100 sayılı HMK'nın 335/3. maddesinde düzenlenmesi karşısında yerinde bulunmayan Bölge Adliye Mahkemesinin 13.05.2025 tarihli temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair kararının ortadan kaldırılmasına ve temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek dosya incelendi gereği konuşulup, düşünüldü.
2- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2086, K. 2025/2798, 8 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama