KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/2592 E., 2025/3213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2025/868 E., 2025/1018 K.
- İlk derece mahkemesi
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/1081 E., 2025/426 K.
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket yetkilisi tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyize konu edilen kararın niteliğinin duruşma istenebilecek davalardan olmadığı anlaşılmıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası uyarınca duruşma isteğinin mahiyetten reddine, temyiz dilekçesinin kabulü ile incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 300.000,00 TL alacağının tahsili için davalı hakkında ilamsız takip başlattığını, takibin kesinleştiğini, borçlunun malvarlığı durumu nedeniyle takip türünü iflas olarak değiştirdiklerini, davalıya gönderilen iflas ödeme emrinin itiraz edilmeden kesinleştiğini beyan ederek davalının iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile usulüne uygun depo emri bulunduğu halde davalının takip konusu borcu yatırmadığından bahisle davanın kabulü ile davalının iflasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı yetkilisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı yetkilisi temyiz dilekçesinde; arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığından davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, şirkete yapılması gereken tebligatların yetkiliye gönderildiğini, şirket ve yetkilisinin elektronik tebligat adresleri olmasına rağmen tebligatların normal adreslere yapıldığını, depo kararının tüm yetkililere tebliği gerekirken sadece yetkililerden birine tebliğ edildiğini, icra takibinde yapılan tebligatların da usulsüz olduğunu, depo emrinde alacak tutarının duruşma günü dikkate alınarak hesaplanması doğru olmayıp, depo emri kararı tarihine göre kapak hesabı yapılarak alacağın belirlenmesi gerektiğini,
tahsil harcının fazla hesaplandığını, şirketin borcu ödeyecek durumda olup olmadığının araştırılması gerektiğini, şirketin borca batık durumda olmadığını beyan ederek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine gönderilmesine,
01.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2592, K. 2025/3213, 1 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama