KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/2619 E., 2025/3583 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2025
- Mahkemesi
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/214 E., 2025/880 K.
- İlk derece mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/604 E., 2023/710 K.
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. ŞİKAYET
Şikayetçi vekili dilekçesinde; sıra cetvelinde müvekkilinin 12.04.2021 tarihli haczinin esas alınması gerektiğini, ayrıca alacaklı .... Katılım Bankası A.Ş'nin haczi ihtiyati haciz olmasına rağmen müvekkilinden daha önde bir sırada kendisine yer verildiğini ileri sürerek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Şikayet olunan .... İhtiyaç Mad. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; şikayetçi tarafın süresinde satış istemediğinden haczinin düştüğünü, sıra cetvelinin usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak şikayetin reddini istemiştir.
2. Şikayet olunan....Bankası A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; şikayetçinin haczinin süresinde satış istenmeyip satış avansı yatırılmadığından düştüğünü savunarak şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi vekilinin dilekçesinde itirazına konu ettiği 12.04.2021 tarihli haczinin satış tarihi itibariyle düşmesi sebebiyle şikayete konu sıra cetvelinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bedeli paylaşıma konu haczolunan malın taşınmaz olması sebebiyle satış isteme süresinin bir yıl olduğu, şikayetçinin alacaklı olduğu icra dosyasından bu taşınmaz üzerine 12.04.2021 tarihinde icrai haciz tesis edildikten sonra aynı taşınmaz üzerine 18.04.2022 tarihinde yeniden icrai haciz tesisi işlemi yapıldığı,
şikayetçinin 12.04.2021 tarihli haciz tarihinden itibaren bir yıllık yasal süresi içerisinde taşınmazın satışına yönelik bir talepte bulunulmadığı gibi satışın da bu süre içerisinde yapılmadığı anlaşılmakla satış tarihi olan 27.07.2022 tarihi itibariyle şikayetçinin 12.04.2021 tarihli haczinin geçerli ve ayakta olduğunun söylenemeyeceği, bu nedenle şikayetçi vekilinin borçlu veya diğer haciz alacaklıları tarafından kaldırılması talep edilmediği sürece hacizlerin devam edeceğine yönelik iddialarına itibar edilmediği,
şikayetçinin 18.04.2022 tarihli haczinden itibaren yasal bir yıllık süresi içerisinde 27.07.2022 tarihinde satış yapılması sebebiyle şikayetçinin 18.04.2022 tarihli haczinin esas alınması suretiyle sıra cetvelinin tanzim edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; satışa konu gayrimenkul üzerindeki müvekkil haczinin İİK'nın 106. maddesi uyarınca borçlu veya diğer haciz alacaklıları tarafından kaldırılmasının talep edilmediğini, tapu sicilinde işli ve devam eden hacizler olduğunu, bu hacizlerin kalkmasının ancak borçlu veya diğer haciz alacaklılarının talebi neticesi mümkün olduğunu, müvekkilin hacizleri yokmuşçasına yalnızca tarihlerine bakarak kalktığı gerekçesi ile sıra cetveli oluşturmasının daha eski tarihli olan alacağın tahsilini imkansız kıldığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Talep, sıra cetveline şikayete ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/2619, K. 2025/3583, 27 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama