KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/3186 E., 2025/3795 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi(İlk Derece
- Sayısı
- 2025/1 E., 2025/1 K.
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi (İlk Derece) kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının tahkim yargılamasındaki asıl davadaki 29.579.150,33 TL munzam zarar talebine ilişkin verilen hakem kurulu kararının kamu düzenine aykırı olduğunu, usul açısından MTK ve HMK hükümlerine uygun hareket edilmediğini, tarafların eşitliği ilkesine riayet edilmediğini, munzam zararın belirlenmesinde soyut yöntemin esas alınması gerekmesine rağmen somut yöntem esas alındığını ve davacı delillerinin toplanmadığını, sürpriz karar verme yasağına uyulmadığını, paranın değer kaybından doğan zararın mülkiyet hakkı kapsamında olması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlal edildiği,
tahkim yargılamasının 25.01.2018 tarihli ihtarname ile başlatıldığını, karşı davacının bu davanın başlangıç tarihinden itibaren 30 gün içinde MTK’ya göre bir ihtarname ile hakem seçimi ve dava açma sürecini başlatması gerekirken, 4 ay sonra 31.05.2018 tarihinde başlattığından karşı davanın süresinde açılmadığını, karşı davanın aleyhe kabul edilen kısımlarının yasaların ve ilgili mevzuatın amir hükümlerine açıkça aykırı olduğunu, sahalara izinsiz hafriyat dökümü talebi için hüküm altına alınan 650.956,33 TL’nin 4735 sayılı Kanun ile eki olan Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47/11. maddesine aykırı kurulan hükmün iptalinin gerektiğini,
tespit dosyalarında tespiti yapılarak tutanak altına alınan davacının hatalı bir imalatının bulunmadığını, tespit tarihlerinde tespiti mümkün olmayan imalat kalemleri için hata icat ederek hüküm kurulmasının uygun olmadığını, bu miktar yönünden kesin hüküm itirazının bulunduğunu belirterek, hakem kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının tahkim yargılamasında asıl davaya dayanak olduğunu iddia ettiği Anayasa Mahkemesi kararlarının somut uyuşmazlık için emsal teşkil etmediklerini, emsal Yargıtay kararlarının da munzam zararı olduğunu iddia eden davacının genel ekonomik durum ve enflasyon gibi soyut vakıalara dayanamayacağını, zararını somut olarak ispat etmesi gerektiği yönünde olduğunu, davacının tahkim yargılamasında iddialarına dayanak teşkil eden delillerini sunduğunu,
davacının beyan dilekçelerindeki ifadelerinde alacağının soyut ve somut yönteme göre ispat ettiğini ifade edip daha sonra somut yönteme göre hiçbir inceleme yapılmadığını iddia ederek mahkemeyi yanılttığını, gerek MTK'da gerek ise HMK'da hakem kararının iptal davasında inceleme kapsamının kısıtlılığı ve esasa girme yasağı olduğunu, davacının hukuki güvenlik hakkına ve buna bağlı olarak dile getirdiği sürpriz karar yasağına ilişkin iddialarının da ciddiyetten uzak olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI (İLK DERECE)
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tahkim davasında karşı davacı lehine hükmedilen 78.448,65 TL tutar için kesin hükmün hatalı değerlendirildiği, kök tahkim davasında 781.022,35 TL idari para cezasına ilişkin karşı davadaki talebin reddedilerek kesinleşmesine rağmen davalı iş sahibinin aynı alacak kalemine ilişkin olarak ikinci hakem davasında da karşı dava konusu yaptığı, bu halde davacı yüklenicinin idari para cezasına ilişkin iptal sebebinin yerinde olduğu, davacının diğer iptal sebeplerinin 4686 sayılı MTK’nın 15/A maddesinde açıkça gösterilen iptal sebeplerinden olmadığı,
hakem kararında re'sen incelenmesi gereken kamu düzenine aykırılık ve tahkime elverişli olmama hali de bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 06.12.2024 tarihli hakem kararında karşı davada karşı davacı .... Tic. AŞ'nin talebi ile ilgili hüküm altına alınan 650.956,33 TL idari para cezası tutarı için de gösterilen 78.448,65 TL idari para cezası yönünden hakem kurulu kararının kısmen iptaline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahkemece munzam zararın ayrı ve münferit bir talep olmakla sözleşmelerde kararlaştırılan tahkim şartına tabi olmadığını, hakem heyetinin bu hususta tahkim yargılamasını yapmaya yetkili ve görevli olmadığını, hakemlerin görevleri yönünden taraflara itiraz hakkı da verilmediğini, mahkemenin bu husustaki gerekçesinin kamu düzenine aykırılığı sebebiyle iptalinin gerektiğini,
b. Munzam zarara ilişkin dava dilekçesinde bildirilen hususların incelenmediğini, talebin reddine dair kararın Anayasal hak ihlallerine neden olduğunu, hakem kararının bu sebeple kamu düzenine aykırılık oluşturduğunu, sürpriz karar yasağına aykırı davranıldığını,
c. Karşı dava yönünden hakem kurulunca verilen kararın delil tespitleri ve yasal mevzuat değerlendirilmeksizin verildiğini, kamu düzenine aykırılık teşkil ettiğini beyan etmektedir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
Davacının karşı davadaki cevap dilekçesinde ileri sürüldüğü kesin hüküm itirazının hakem kurulu tarafından incelenerek, idari para cezalarına ilişkin taleplerin esasa girilmeksizin reddedilip karara bağlandığını, mahkemece hakem kararında yer alan ibareden yargılamanın esasa girildiği ve idari para cezalarından davacı yüklenicinin sorumlu olduğunun ispatlanamadığı yönündeki kabulün usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlık hakkında verilen hakem kararının iptali istemine ilişkindir.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, hakem kararlarının iptaline ilişkin 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15/A maddesinde sınırlı olarak sayılan sebepler kapsamında inceleme yapılmış olmasına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
V.KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3186, K. 2025/3795, 10 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama