İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/325 K.2025/4330

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…

Esas2025/325Karar2025/4330Tarih16 Aralık 2025Okuma8 dk · 1.571 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2025/325 E., 2025/4330 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
16 Aralık 2025
Mahkemesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1956 E., 2024/858 K.
İlk derece mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2020/781 E., 2022/322 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.571 kelime·8 dk okuma·9 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkil şirketin ... Belediyesinin iştirak şirketi olan davalı şirketin açmış olduğu ihalelere katıldığını, davalı ile hizmet alım sözleşmeleri imzalandığını, sözleşmeye uygun olarak projenin tamamlandığını ve davalı iş sahibine teslim edildiğini, kesin kabul işleminin yapıldığını, bakiye iş bedeli yönünden fatura düzenlendiğini ve davalı iş sahibine tebliğ edildiğini, tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari temerrüt faizinin talep edilebileceğini, faturaya dayalı olarak başlatılan takibe itiraz edildiğini belirterek İstanbul 19. İcra Dairesi'nin 2020/26722 Esas sayılı dosyasında itirazın iptaline, icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkil şirketin temerrüde düşmemesi nedeniyle icra takibine konu edilen alacağın oluşmadığını, sözleşmenin 18.3 maddesinde işin kabule elverişli olduğunun tespiti halinde ödeme yapılabileceğinin düzenlendiğini, teslimden itibaren kesin kabulün ve kesin hesabın yapılmasının gerektiğini, işin idare tarafından kesin kabulünün yapılmadığını, davacı tarafın işlerin kesin kabulü yapılmadan tek taraflı olarak fatura düzenleyerek ödeme talep ettiğini belirterek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile sözleşmenin 18.3. maddesinde teslim alınan işin muayene ve kabul işlemlerinin 10 gün içerisinde yapılacağı, işin kabule elverişli şekilde teslim edildiği tarihten itibaren 60 iş günü içinde kesin hesap raporunun çıkarılacağının düzenlediği, taraflar arasında akdedilen sözleşmeler kapsamında davacı tarafından sözleşmeler ile yükümlenilen işlerin yapılarak davalıya teslim edildiği, tarafların incelenen ticari defter ve kayıtları kapsamında davalının davacıya kendi defterinde 2.580.193,31 TL borçlu olduğu,

TTK'nın 1530/7. maddesine göre mal ve hizmet tedarikinde alacaklıya yapılan geç ödemelere ilişkin temerrüt faiz oranının sözleşmede öngörülmemesi halinde geç ödemelere uygulanacak faiz oranının yıllık %15 olduğu bu haliyle fatura tarihlerinden 60 gün sonrasından başlamak üzere takip tarihine kadar TTK'nın 1530/7. maddesi uyarınca davacının talep edebileceği faiz tutarının 469.807,67 TL olduğu, eser sözleşmesi ile kesin olarak miktarı saptanan hakediş alacağının likit alacak olarak kabul edildiği,

davalılar tarafından taraflarca belirlenebilir likit alacak miktarına itiraz edildiğinden %20 icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verildiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içerisinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından takip öncesi davalı ... temerrüde düşürecek herhangi bir ihtarname gönderilmediğini ve bu hususta dava dosyasına bir delil sunulmadığı, davacı yüklenicinin ediminini tamamlamak suretiyle davalı iş sahibine teslim ettiği, davalı iş sahibi tarafından da davacı ediminin kabul edildiği, sözleşme gereğince yasal süresi içerisinde hakediş bedeli ödenmediği,

taraflar arasındaki ilişki eser sözleşmesinden kaynaklandığından TTK'nın 1530/7. maddesi hükmünün uygulanmasının mümkün olmadığı, TBK'nın 117. maddesi gereğince davacının davalı tarafı takip öncesi temerrüde düşürmediğinden takip öncesi faiz talebinin kabulüne yönelik kararın hatalı olduğu, davacının alacaklı olduğu yargılama ile belirlendiğinden mahkemece icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına,

davanın kısmen kabulü ile takibin asıl alacak üzerinden devamına, alacağın yargılama ile belirlenmesi nedeniyle icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; icra inkâr tazminatına hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğunu, davalının likit alacak takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, faturaların düzenleme tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiğini, ayrıca takip öncesinde davalıya temerrüt ihtarında bulunulmasına gerek olmadığını, ticari işlerde kararlaştırılmasa dahi faize hak kazanılacağını, her iki taraf tacir olduğundan dava konusu alacağa, TTK'nın 1530/7. maddesi gereğince takip öncesi faiz işletilmesi gerektiğini beyan etmektedir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı yönünden temerrüt halinin oluşmadığını, sözleşmenin 18.3 maddesine göre teslim tarihinden itibaren 60 gün içinde kesin hesap raporu çıkarılmadığı iddiasının haksız ve yersiz olduğunu, projenin kabule elverişli olduğu tarihten itibaren kesin kabulün yapılabileceğini, takip tarihi itibari ile dava dışı idare tarafından kesin kabulün yapılmadığını, takip tarihi itibari ile sözleşme kapsamında davacı yüklenicinin alacak hakkının bulunmadığını, dava dışı idare tarafından kesin kabulün yapılması halinde bedele hak kazanılacağını, davacı yüklenicinin edimini yerine getirdiği hususunun kabulünün mümkün olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağın ödenmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hakim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Davacı yüklenici tarafından davalı iş sahibi hakkında 2.416.163,73 TL asıl alacak ve 568.641,86 TL faiz olmak üzere toplam 2.984.805,59 TL alacak yönünden takip başlatılmıştır. Borçlu davalı iş sahibinin itirazı üzerine iş bu davayı açmıştır. Yargılama sırasında düzenlenen bilirkişi raporu ile asıl alacak 2.580.193,81 TL olarak belirlenmiş ancak taleple bağlı kalınarak asıl alacak 2.416.163,73 TL olarak kabul edilmiştir.

Alacak miktarının yargılama ile belirlendiğine ilişkin Bölge adliye mahkemesi gerekçesi yerinde değildir. Takip konusu alacak likit niteliktedir. Bu nedenlerle, davacı yüklenici yararına icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerekirken, alacağın likit olmadığı ve davacının alacaklı olduğu yargılama ile belirlendiğine ilişkin gerekçe ile icra inkâr tazminatının reddi yerinde olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.

Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2. maddesi hükmü uyarınca Bölge adliye mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR

1.Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine,

2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazının kabulü ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesinin 22.10.2024 tarihli ve 2022/1956 esas, 2024/858 karar sayılı kararının hüküm fıkrasının A-7 nolu bendinde yer alan "Alacak yargılama ile belirlenmiş olduğundan davanın icra inkâr tazminat taleplerinin REDDİNE" ibaresinin çıkarılarak yerine "Haksız itiraz edilen 2.416.163,73 TL alacağın %20'si oranında hesaplanan 483.232,74 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," ibaresinin eklenmesi suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

16.12.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ

Dava itirazın iptali istemine ilişkindir.

Taraflar arasında, proje hazırlanmasına ilişkin olarak değişik tarihlerde hizmet alım sözleşmeleri imzalanmıştır.

TTK’nın 1530. maddesinde, “ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden ... tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer” hükmü yer almaktadır. Maddenin devamında da temerrüde bağlı sonuçlar düzenlenmiştir. Bu maddedeki koşulların bulunması durumunda artık Türk Borçlar Kanununun temerrüde ve sonuçlarına ilişkin genel hükümleri yerine bu hükümlerin uygulanacağı konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır.

Davaya konu olayda tarafların her ikisi de ticari şirket olup, farklı alanlarda proje hazırlanması konusunda değişik tarihlerde düzenlenen ihaleler sonucunda kamu ihale sözleşmeleri mahiyetinde hizmet alım sözleşmeleri hazırlanmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, ticari işletmeler arasında hizmet tedariki bulunduğu dikkate alınarak TTK’nın 1530. maddesi gereğince davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek sonuçlarına hükmedilmiş, istinaf üzerine istinaf dairesince bu sefer, taraflar arasındaki sözleşmelerin konusunun eser sözleşmesi olduğu ve TTK’nın 1530. maddesinin mal ve hizmet tedarikine ilişkin olup eser sözleşmelerinde uygulanmayacağı gerekçesiyle istinaf isteminin kabulü ile karar kaldırılarak yeniden hüküm kurulmuştur.

Taraflar arasında açılan ihaleler sonucunda davacının davalıya farklı alanlarda proje hazırlanması konusunda hizmet alım sözleşmeleri düzenlenmiştir.

4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun tanımlar başlıklı 4. maddesinde, hizmet; bakım ve onarım, taşıma, haberleşme, sigorta, araştırma ve geliştirme, muhasebe, piyasa araştırması ve anket, danışmanlık, tanıtım, basım ve yayım, temizlik, yemek hazırlama ve dağıtım, toplantı, organizasyon, sergileme, koruma ve güvenlik, meslekî eğitim, fotoğraf, film, fikrî ve güzel sanat, bilgisayar sistemlerine yönelik hizmetler ile yazılım hizmetlerini, taşınır ve taşınmaz mal ve hakların kiralanmasını ve benzeri diğer hizmetler olarak kabul edilmiştir.

Yine aynı maddede, yapıma ilişkin olarak da; bina, karayolu, demiryolu, otoyol, havalimanı, rıhtım, liman, tersane, köprü, tünel, metro, viyadük, spor tesisi, alt yapı, boru iletim hattı, haberleşme ve enerji nakil hattı, baraj, enerji santrali, rafineri tesisi, sulama tesisi, toprak ıslahı, taşkın koruma ve dekapaj gibi her türlü inşaat işleri ve bu işlerle ilgili tesisat, imalat, ihzarat, nakliye, tamamlama, büyük onarım, restorasyon, çevre düzenlemesi, sondaj, yıkma, güçlendirme ve montaj işleri ile benzeri yapım işleri hükmü yer almaktadır.

4734. sayılı kanunun 48. maddesinde, mimarlık ve mühendislik, etüt ve proje, harita ve kadastro, her ölçekte imar planı, imar uygulama, ÇED raporu hazırlanması, plan, yazılım geliştirme, tasarım, teknik şartname hazırlanması, denetim ve kontrolörlük gibi teknik, mali, hukuki veya benzeri alanlardaki hizmetlerin danışmanlık hizmet sunucularından alınacağı hüküm altına alınmıştır.

Dairemizin uygulamasında proje hazırlanması eser sözleşmesinin konusu olarak kabul edilmekte ise de, yukarıda belirtildiği üzere KİK’nın 4. maddesinde hizmet işleri arasında sayılmıştır. Diğer yönden, TTK’nın 1530. maddesinde aranan anlamda hizmete bakıldığında da proje hazırlanmasının hizmet tedariki olduğunun kabulü gerekir. Zira projenin hazırlanması neticesinde karşı tarafa teslimi söz konusu olup neticede bir hizmet tedariki söz konusudur. Bu yönüyle proje hazırlanmasının genel olarak bir yapım işi olduğunun kabulü mümkün değildir. Nitekim taraflar da o şekilde kabul etmişler ve sözleşmelerde açık bir şekilde işin “hizmet alım işi” olduğu kabul edilmiştir. Sözleşme yorumlanırken tarafların iradelerinin de dikkate alınması gerekir.

Bu durumda sözleşmenin konusunun hizmet tedariki olduğu dikkate alınarak TTK’nın 1530. maddesi gereğince davalının temerrüde düştüğü kabul edilerek bu maddede yer alan temerrüde ilişkin hükümlerin uygulanması gerekmekte olup, ilk derece mahkemesinin bu konudaki kabulü yerinde olduğundan, istinaf dairesi kararının bu yönden de düzeltilerek onanması gerektiği düşüncemle sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmamaktayım.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/325, K. 2025/4330, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Muhalefet Şerhi

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/325
Karar No
2025/4330
Tarih
16 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/326 K.2025/4356
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/328 K.2025/4324
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/331 K.2025/896
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/336 K.2025/767
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/340 K.2025/7492
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E.2025/342 K.2025/882

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.