KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/3684 E., 2025/4082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1971 E., 2025/734 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 6. İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2023/382 E., 2023/822 K.
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. ŞİKAYET
Şikayetçi vekili dilekçesinde; başlatılan icra takibi sonucunda borçlunun aracına haciz tatbik edildiğini ve satışı sonrası icra müdürlüğünce sıra cetveli düzenlendiğini, şikayetçi tarafından haczin 21.11.2022 tarihinde saat 10:06 da tatbik edildiğini, ancak aynı gün haciz uygulandığından bahisle şikayet olunan ile garameten paylaşım yapıldığını, hacizler aynı olsa dahi saat olarak şikayetçi haczinin öncelikli olduğunu, icra müdürlüğü tarafından düzenlenen ek sıra cetvelinde ise tamamen şikayet olunanın 3. sıraya şikayetçinin 4. sıraya alındığını ileri sürerek sıra cetveleninin ve ek sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep ve şikayet etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; borçlunun şikayetçinin alacaklı olduğu icra dosyasında ödeme emrini elden tebliğ aldığını ve sürelerden feragat ettiğini, bu vazgeçmenin 3. kişileri bağlamayacağı bu nedenle şikayetçinin haczinin kesinleşme tarihinin daha sonra olduğunu savunarak şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İİK'nın düzenlemiş olduğu süreler tarafların iradesi ile değiştirilemeyeceği, süreleri değiştiren bütün sözleşmelerin hükümsüz olduğu, borçlu kendi yararına konulmuş olan sürelerden vazgeçebileceği ancak, bu vazgeçme üçüncü şahıslara etki etmeyeceği, somut olayda da, ... Genel İcra Dairesi'nin 2022/223747 Esas sayılı dosyasında 21.11.2022 tarihinde ödeme emrinin elden borçluya tebliğ edildiği yasal yedi günlük ödeme süresinin 28.11.2022 tarihinde dolduğu ve kesin haciz isteme yetkisinin 29.11.2022 günü geldiği nazara alındığında haczin 29.11.2022 tarihinde konulmuş sayılacağı gerekçesi ile şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; a. İlk Derece Mahkemesi tebligatının usulsüz olduğunu, mazeret dilekçelerini belgelendirmelerine karşın yokluklarında karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, b. Şikayetçi tarafından araç haczinin 21.11.2022 saat:10.06 da uygulandığını, araç üzerinde başkaca haczin bulunmadığını, c. 2022/219846 Esas sayılı dosya kapsamında konulan hacizden önce tatbik edildiğini, sıra cetvelinde dosya alacaklarının 3. sırada tek başına yer alması gerekirken 4. sıraya alınmalarının hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Şikayet, sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellike İİK'nın 78. maddesi uyarınca borçlunun sürelerden vazgeçmesinin üçüncü kişileri etkilemeyeceğine göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3684, K. 2025/4082, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama