KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/378 E., 2025/2949 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/734 E., 2024/1966 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2021/758 E., 2022/594 K.
Karar Metni
819 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekilince duruşmasız, davalılar ... ve ... İşlt. İnş. Tur. Yat. Nak. Gıda İç San. ve Tic. A.Ş. vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde davalı ... ve ... İşlt. İnş. Tur. Yat. Nak. Gıda İç San ve Tic. A.Ş. vekili Avukat ... ile davacı asil ... ve vekili Avukat ... 'un gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı arsa sahibi ile davalı yüklenici şirket arasında imzalanan 06.08.2008 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin kesinleşen mahkeme ilamı neticesinde geriye etkili şekilde feshedildiğini, bu nedenle taşınmazın sözleşme öncesi haline iadesi gerektiğini ileri sürerek, ... ili, ... ilçesi, 11115 ada, 7 parselin eski konumu ve metrekaresi ile mevut 13384 ada, 8 parselden ifrazını, eski hale getirme doğrultusunda ... ili, ... ilçesi, ... Köyü, 11115 ada, 7 parselin 4070 m² alanlı olarak davacı adına tapuya kayıt ve tescilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... ve ... İnş. vekili cevap dilekçesinde; ifrazın yapılması halinde taşınmaz hissedarlarının emsal yönünden kaybı olacağını, halihazırda taşınmazın emsalinin 1,00 olduğunu, ancak ifraz olması halinde taşınmazın yüzölçümünün 10.000,00 m² altına düşeceğinden 1,00 emsalin 0,75 emsal olarak uygulanacağını, emsalde meydana gelecek bu düşüşün hissedarların menfaatine olduğunu ileri sürmenin mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... vekili ile ... cevap dilekçelerinde; davayı kabul ettiklerini bildirmişlerdir.
Davalılar ... ve ... vekilleri cevap dilekçelerinde; davanın reddini istemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 11.01.2021 tarihli bilirkişi raporunda ifraz sonucu oluşacak parselin davacı yönünden 4.070,00 m², davalılara ait olan kısımın ise 11.690,00 m² olacak olması nedeniyle emsal olarak hak kaybı yaşanmayacağını beyan ettiği, 25.02.2022 tarihli raporda ifrazı mümkün alanın ekli kroki ile gösterilmiş koordinat noktalarına yer verildiği, davalılar yönünden hak kaybı olmayacağına yönelik alınan bilirkişi raporu da gözetilerek; davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., ... A.Ş., ... ve ... vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... yönünden süresinde yapılmadığı anlaşılan istinaf başvurusunun reddine, davalı ... ... A.Ş. dışındakiler uyuşmazlığın niteliğine göre yasal hasım olduklarından aleyhlerine yargılama gideri hükmedilmesi hatalı bulunduğundan, davalılar ... ve ... vekillerinin sadece bu yöne değinen istinaf sebeplerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., ... İnş. A.Ş. vekili; ifraz talebinin kabul edilmesinin doğal sonucu olan tapu iptalinin ayrı bir talep gibi değerlendirilmesi ve bu kabule göre harç/vekalet ücreti hesap edilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazın tamamının değeri üzerinden harç/yargılama gideri ve vekalet ücreti hesaplaması yapılmasının da isabetli olmadığını, tarafların sözleşme hükümleri doğrultusunda İmar Kanunu 15. ve 16. maddeleri uyarınca yapmış oldukları tevhit işleminin İdare Mahkemesince uygun görülmeyip iptal edildiğini, idarenin 2013'de re'sen İmar Kanunu 18. maddesi uyarınca tevhit işlemi yaptığını, karar ile idari merciilerce geri alınmayan ya da İdari Yargı nezdinde iptal edilmemiş bir işlemin ortadan kaldırıldığını beyan etmektedir.
Davalı ... vekili; İlk Derece Mahkemesi kararını 31.01.2023 günü tebliğ aldıklarını ve gerek davalı ...'ın gerekse de vekili olan şahsının deprem bölgesinde yer alan ve 11.02.2023 tarihli Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile hakkında yargısal sürelerin durdurulmasına karar verilen ... ilinde yaşadıklarını ve ... barosuna kayıt avukat olduğunu, ilgili Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ve HSK Genel Sekreterliği Yazıları gözetilerek 16.02.2023 tarihinde yapmış oldukları İstinaf başvurusunun yasal süresinde olduğunun kabulü ile ilgili kararın bozulmasını istediklerini beyan etmektedir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1- Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2- Bozma nedenine göre, davalılar ... ve ... İnş. A.Ş. vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan harçların istek halinde temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/378, K. 2025/2949, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama