KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/380 E., 2025/2945 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2025
- Mahkemesi
- Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/128 E., 2024/426 K.
- İlk derece mahkemesi
- Silopi 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2017/578 E., 2021/572 K.
Karar Metni
857 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde gelen davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...’ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında, davalının dava dışı bir şirket ile yapacağı petrol taşımacılığı işine ilişkin anlaşmanın sağlanması ve gerekli bürokratik onayların alınması işlerini konu alan danışmanlık hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, davacı bu sözleşmeden kaynaklanan tüm edimleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalının hizmet bedelinin tamamını ödemediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL alacağın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; somut olayda davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, sözleşmenin davalının iradesi fesada uğratılarak imzalatıldığını, bu nedenle bağlayıcı olmadığını, davacının söz konusu hizmeti verebilecek vasıfta olmadığını, bu anlaşıldıktan sonra davacıya ödeme
yapılmadığını, davacının herhangi bir danışmanlık hizmeti de vermediğini, davacıya verilmiş bir vekalet bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmede davacının, petrol ve petrol ürünleri taşıma işine ilişkin olarak davalı ile dava dışı ...
A.Ş. arasındaki ticari ilişkide, davalıya danışmanlık hizmeti vereceğinin ve bunun karşılığında davacıya ton başına belirli bir ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığı, adı geçen dava dışı şirketin, söz konusu işe ilişkin resmi işlemlerin kendileri tarafından yerine getirildiğini, bu işlemleri yerine getirme yetkisinin sadece kendilerinde olduğunu, davacıyı tanımadıklarını ve davacı aracılığı ile herhangi bir firma ile görüşme yapmadıklarını yazılı olarak mahkemeye bildirdiği, yine dosyaya sunulan resmi belgelere göre bu işlemleri davacının yerine getirdiğinin tespit edilemediği,
sonuç olarak davacının sözleşmede üstlendiği edimleri yerine getirdiğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında danışmanlık hizmet sözleşmesi bulunduğunu, davalının belirli bir dönem ödeme yaptığını, danışmanlık görevinin sözleşmeye uygun ifa edildiğini, davalının başvuru dosyanın hazırlandığını, dava dışı ...
Firması ile davacı firmanın görüştürüldüğünü, gerekli belgelerin sunulduğunu, nitekim davalının da hizmeti aldığını, ancak aldatıldığını savunduğunu, aldatıldığına dair savunmasının mahkemece de yerinde görülmediğini, sonuç olarak hizmeti aldığını ikrar ettiğini, mahkemece dinlenen tanıkların da hizmet ifa edildiğini beyan ettiklerini, bilirkişi kurulunca hizmet bedelinin hesap edildiğini, mahkemece dava dışı ... firmasının yazılı beyanına dayalı olarak davanın reddine karar verilmiş ise de davalı tarafça bu delile dayanılmadığını, davalının delil listesinde yer almayan bir delile dayalı olarak hüküm verilemeyeceğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, danışmanlık hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
Davacı ... ve yardımcıları ile davalı şirket arasında düzenlenen 20.03.2016 tarihli sözleşmenin kapsam başlıklı 3. maddesinde; “İşbu sözleşme müşterinin yapacağı, Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde ve dışında ... Petrolcülülük ve Enerji A.Ş. (işveren olarak anılacaktır) bünyesinde, kara yolu ile ham petrol ve petrol ürünleri taşınmasına ilişkin hizmetlere dair, işveren ile sözleşme yapılması, ilgili devlet kurumlarından taşıma faaliyetlerine dair onay alınması ve taşımacılığın başlamasına kadar olan süreçte yer alan hususlarda danışmanlığın verilmesi ve bunun karşılığında müşterinin ödeme yükümlülüğüne ilişkin esasları kapsar.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut olayda, davalı şirket ile dava dışı ... Petrolcülülük ve Enerji A.Ş. arasında, yukarıdaki sözleşmede bahsi geçen petrol taşımacılığına ilişkin nakliye sözleşmesinin imzalandığı, taşımacılığın başladığı ve davalı şirketin, yine bu sözleşmeye göre verilen danışmanlık hizmetinin karşılığı olarak davacıya 16.02.2017 ila 20.08.2017 tarihleri arasında toplam 20.476,00 USD ödeme yaptığı uyuşmazlık dışıdır.
Bu durumda, davacının, dava tarihi itibariyle sözleşmede belirlenen edimlerini yerine getirdiği anlaşılmaktadır. Davacı, işbu davada devam eden süreçte hak kazandığı bakiye alacağın ödenmesine karar verilmesini talep etmektedir.
Davalı tarafça, danışmanlık hizmetinin eksik ya da kusurlu ifa edildiğine sözleşmenin sonlandırıldığına dair delil de sunulmadığına göre, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgı gerekçe ile reddi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan davacı yararına takdir olunan 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Hizmet alım sözleşmesi tam iki taraf borç yükleyen bir sözleşme olup yüklenicinin edimi hizmeti ifa etmek, iş sahibinin edimi ise bir bedel ödemektir. Dava konusu olayda yüklenici hizmet bedelini talep etmesine karşın hizmeti ifa ettiğini usulüne uygun deliller ile ispat edememiştir. Her ne kadar kısmi ödeme bulunmakta ise de kısmi ödeme sözleşme ilişkisinin varlığına karine teşkil eder. Hizmetin ifa edildiğinin ispatı yerine geçmez. Bu hususlar dikkate alındığında davanın reddine ilişkin kararın onanması gerektiği düşüncemle, sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/380, K. 2025/2945, 16 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama