İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/388 K.2026/92

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnşaat ... Isı Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar…

Esas2025/388Karar2026/92Tarih8 Ocak 2026Okuma7 dk · 1.421 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2025/388 E., 2026/92 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
8 Ocak 2026
Mahkemesi
Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Sayısı
2023/1425 E., 2024/1442 K.
İlk derece mahkemesi
Karaman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Sayısı
2021/21 E., 2023/329 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.421 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... İnşaat ... Isı Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya ait .... İli, ... İlçesi, ...

Mahallesi, 4871 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz üzerine davalılar tarafından bina yapımı için taraflar arasında 05.06.2020 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını ve davalılara taşınmazdan ayrı ayrı pay devri yapıldığını, davalıların 29.06.2020 tarihinde inşaat yapı ruhsatını aldıklarını, yapı ruhsatının alındığı tarihten itibaren 60 ayda inşaatın bitirilmesi kararlaştırılmasına rağmen davalılar arasındaki ortaklık ilişkisinin bozulduğunu, oysaki davacının davalıların birlikte inşaatı tamamlayabileceklerine güvenerek davalılarla sözleşme imzaladığını,

davalıların iş ortaklığının bozulması nedeniyle davacıdan sözleşmeye devam etmesinin beklenemeyeceğini, inşaat yapımına halen başlanmadığı gibi ortaklık ilişkisinin bozulmasından dolayı inşaatın kalan sürede tamamlanma ihtimalinin de kalmadığını ileri sürerek sözleşmenin geriye etkili feshine taşınmazda davalılar adına tapuya tescil edilen payların tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... İnşaat Asansör Isı Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 05.06.2020 tarihinde imzalanmasından sonra bir aylık süre içinde 29.06.2020 tarihinde yapı ruhsatının alındığını ve inşaat projesi için araştırmalara başlandığını, sözleşmede kararlaştırılan 60 aylık inşaat teslim süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başladığını, daha yedi ay dolmadan bu davanın açılmasının hayatın olağan akışına ve hukuka aykırı olduğunu, davalıların ortaklık ilişkisindeki olayların davacıyla ilgisinin bulunmadığını, sözleşmenin ifa olanağı olduğu sürece fesih kararı verilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 05.06.2020 tarihinde imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine konu taşınmazda 76 daireden oluşacak binanın yapı ruhsatının alındığı tarihten itibaren 60 içinde tamamlanarak teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, yapılan keşifte taşınmazın boş arsa halinde olduğunun tespit edildiği, davalılar tarafından inşaat yapımına başlanılmamış olması ve sözleşmenin de resmi şekil şartına uyulmadığından hükümsüz olmasından dolayı davacının sözleşmeden dönerek tapu iptal tescil talebinde bulunmakta haklı olduğu, dava sırasında ...

Yapı Gıda Turizm ..... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi dava konusu taşınmaz payını davacıya devrettiğinden onun yönünden davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle bu davalı yönünden karar verilmesine yer olmadığına diğer davalı ... İnşaat Asansör Isı Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden davanın kabulüne sözleşmenin geriye etkili feshine bu davalı adına kayıtlı payın davacı adına tesciline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında 05.06.2020 tarihinde adi yazılı şekilde düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi noterde düzenleme şeklinde yapılmamış ise de davacının sözleşmenin yapıldığı tarihte davalılara tapuda pay devri yaptığı anlaşılmakla artık şekle aykırılık nedeniyle geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği,

geçerli bir sözleşmenin geriye etkili feshine karar verilebilmesi için yüklenicinin teslim süresi içinde inşaatı %90 oranında tamamlamamış ya da teslim süresi dolmamış olmasına rağmen kalan sürede inşaatı tamamlayamayacağının anlaşılmasının gerektiği, davalıların yapı ruhsatını 29.06.2020 tarihinde aldığı, 60 aylık teslim süresinin 29.05.2025 tarihinde dolacağı, teslim süresi dolmadan 22.01.2021 tarihinde dava açılmış ise de 17.12.2021 tarihinde yapılan keşifte davalıların inşaata hiç başlamadıklarının anlaşıldığı, adi ortaklık ilişkisi içinde inşaatı yapacak olan davalılardan ...

Yapı Gıda Turizm Kimya ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti'nin davayı kabul mahiyetinde dava sırasında davacıdan aldığı taşınmaz payını davacıya devretmesiyle de geriye kalan sürede inşaatın tamamlanmayacağının anlaşıldığı, mahkemece fesih kararı verilmesinde ve taşınmazın belirlen değeri üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı ... İnşaat Asansör Isı Taahhüt Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasındaki sözleşmenin 05.06.2020 tarihinde imzalanmasından sonra bir aylık süre içinde 29.06.2020 tarihinde yapı ruhsatının alındığını ve inşaat projesi için araştırmalara başlandığını, sözleşmede kararlaştırılan 60 aylık inşaat teslim süresinin bu tarihten itibaren işlemeye başladığını, her davanın açıldığı hal ve şartlara göre değerlendirileceğini ve hüküm tesis edileceğini,

yapı ruhsatının alındığı tarihten itibaren 7 ay dolmadan başka bir ifadeyle teslim süresinin dolmasına daha 4,5 yıl varken bu davanın açılmasının hayatın olağan akışına ve hukuka aykırı olduğunu, kalan süre dikkate alındığında davalı şirketin inşaatı tamamlayabilecek ekonomik güce sahip olduğunun resmi kayıtlarla sabit olduğunu, sözleşmenin ifası mümkün olduğu sürece davacının fesih talebinde bulunamayacağını, kalan 4,5 yıllık sürede inşaatın tamamlanmasının mümkün olup olmadığının teknik bir konu olduğunu, bu hususta bilirkişilerden rapor alınmadığını,

diğer davalının davadan sonra taşınmazdaki payını davacıya devretmesinin inşaatın yapılmayacağına gerekçe kabul edilerek karar verilmesinin doğru olmadığını, dava açıldıktan sonra sonuçlanıncaya kadar inşaata başlanılması ve yapılmasınında basiretli bir tacir olarak davalıdan beklenemeyeceğini, davacının soyut ve kötüniyetli iddialarla dolu davasının reddi gerektiği, kabule göre de dava erken açıldığında ve davanın bu şekilde sonuçlanmasına da davalı sebebiyet vermediğinden davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasının doğru olmadığını,

ayrıca diğer davalının devrettiği hisse üzerinden müteselsilen sorumlu tutulmalarının da hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Görüş

Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ve tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde istinaf başvurusunun esastan reddine karar verebilecektir (HMK m. 353/1-b/1).

Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma yapılmaksızın istinaf başvurusunun reddine karar verilebilmesi için dosyanın tekemmül etmiş bulunması, başka bir anlatımla, İlk Derece Mahkemesi tarafından toplanan delillere göre istinaf başvurusunda bulunan taraf ya da tarafların itirazının incelenip denetlenerek bir kanaate varılmasının mümkün bulunması zorunludur.

Bir başka deyişle, İlk Derece Mahkemesi kararında hiçbir eksiklik veya yanlışlık olmadığı duruşma açılmaksızın anlaşılabilecek kadar açık ve netse, bu kapsamda bir değerlendirme yapılabilecektir. Ayrıca, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında karar verilebilecektir.

Diğer taraftan, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b/3. bendi kapsamında delil olarak bir eksiklik tespit edilmesi ve bu eksikliğin duruşma yapılmadan tamamlanmasının mümkün olması halinde, bu eksikliğin giderilmesinden sonra İlk Derece Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğunun anlaşılması halinde de istinaf başvurusunun b/1. bendi kapsamında reddine karar verilebilecektir.

İlk Derece Mahkemesi kararında, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinin tapuda devir borcunu içermesi nedeniyle noterde düzenleme şeklinde yapılmasının geçerlilik şartı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin resmi şekil şartına uygun yapılmadığından hükümsüz olduğu ve yapılan keşifte de halen inşaata başlanılmamış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişken, davalı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi,

İlk Derece Mahkemesi gerekçesinin tam aksine taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunup kanunun aradığı şekilde noterde düzenleme şeklinde yapılmış bir sözleşme bulunması da, davacının sözleşmenin yapıldığı tarihte davalılara tapuda pay devri yaptığı, artık şekle aykırılık nedeniyle geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği, inşaatın teslim süresi dolmadan dava açılmış ise de, yapılan keşifte davalıların inşaata hiç başlamadıklarının anlaşıldığı, adi ortaklık ilişkisi içinde inşaatı yapacak olan davalılardan ...

Yapı Gıda Turizm Kimya ve Otomotiv San. Tic. Ltd. Şti'nin davayı kabul mahiyetinde dava sırasında davacıdan aldığı taşınmaz payını davacıya devretmesiyle de geriye kalan sürede inşaatın tamamlanmayacağının anlaşıldığı gerekçesiyle davalılar vekillerini istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HGK’nın 24.02.2010 tarihli, 2010/1-86 Esas ve 2010/108 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; “...Yasa’nın aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çekişmesiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak kısaca, maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir...”.

Kararın gerekçesi ile hüküm sonucu çelişkili ise tarafları, adalete uygun karar verildiği ve yargılamanın adil yapıldığına ikna edebilecek, mantıksal tutarlılık taşıyan kanuna uygun verilip, yazılmış yasa yolu denetimine elverişli bir hüküm bulunduğundan söz edilemez.

Kararın gerekçesi ile hüküm fıkrası arasında çelişki yaratılması Anayasa ile teminat altına alınan yargılamanın açıklığı, adil yargılanma hakkı prensibine ve kararların gerekçeli olması gerektiğine dair Anayasa ve Yasa hükümlerine aykırılık teşkil eder (Örnek; Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 11.01.2017 tarihli, 2016/4164 Esas, 2017/118 Karar; 08.10.2019 tarihli, 2019/2679 Esas, 2019/3826 Karar). Belirtilen nedenlerle gerekçesi ile sonucu arasında çelişki yaratılmaksızın hüküm kurulmalıdır.

Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesi karar gerekçesi değiştirilerek yazılan gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği kabul edildiğine göre, HMK'nın 353/1-b/2. bendi gereğince kararın gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekir. Bu husus gözden kaçırılarak, HMK'nın 353/1-b/1. bendine istinaden "başvurunun esastan reddine" karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle, diğer temyiz itirazları bu aşamada incelenmeden hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.01.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/388, K. 2026/92, 8 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Görüş
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/388
Karar No
2026/92
Tarih
8 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/389 K.2026/273
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/391 K.2026/48
  • Yargıtay 8. Hukuk Dairesi E.2025/397 K.2026/22
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/399 K.2026/293
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/402 K.2026/41
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/408 K.2026/187

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.