KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/3976 E., 2025/4399 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2025
- Mahkemesi
- Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2024/1570 E., 2025/867 K.
- İlk derece mahkemesi
- Antalya 8. İcra Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2022/895 E., 2023/314 K.
Karar Metni
637 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. ŞİKAYET
Şikayetçi vekili dilekçesinde; Antalya Genel İcra Dairesinin 2021/109141 sayılı dosyasında borçlu ...'in hissedar olduğunu, müvekkilinin taşınmazda ipotek alacaklısı olduğunu, taşınmazın satışının yapıldığını, en son sıra cetveli yapılan Antalya Genel İcra Dairesinin 2021/109141 sayılı dosyasına gönderildiğini, müvekkilinin dosyaya talepte bulunarak alacağın devam ettiğini, sıra cetveli yapılmaksızın ödenmesini talep ettiğini, icra dairesince talebin reddine karar verildiğini, var olan ipoteği yok saydığını ileri sürerek, sıra cetvelinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; şikayetçinin ipoteğinin süreli ipotek olduğu, yasal süresi içerisinde ipoteğin paraya çevrilmesi için takip yoluna başvurmadığını savunarak şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ipoteğin 10 yıl süre ile verildiği, 13.04.2010 tarihinde ipotek resmi senedinin düzenlendiği, icra takibi ise ipotek senedinde belirtilen 10 yıllık süre geçtikten sonra 09.09.2020 tarihinde yapıldığı, İİK'nın 149. maddesine dayalı olarak ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatılmasının yasaya uygun olduğu gerekçesiyle şikayetin kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayet olunan vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TMK m. 883'de, alacak sona erince ipotekli taşınmaz malikinin, alacaklıdan ipoteğin terkinini isteyebileceği, keza 2019 yılında maddeye eklenen ikinci fıkra gereği (04.07.2019 tarih,7181 sayılı kanunun 19'uncu maddesi ile eklenen) süreli ipotekte sürenin bitiminden itibaren otuz gün içinde ipotekli takip başlatılmaz ve dolayısıyla bu süre içinde İİK'nın 150/c maddesinde belirtilen şerh konulmazsa,
ipoteğin taşınmaz malikinin talebiyle (ipotek alacaklısının talebi aranmaksızın) tapu müdürlüğünce terkin edileceğinin hüküm altına alındığı, TMK'nın 883'üncü maddesine eklenen ikinci fıkra ile, süreli ipoteğin sadece kararlaştırılan süre sonuna kadar doğacak alacakları güvence altına aldığı, güvencenin devam edebilmesi için süre sonundan itibaren ipotek alacaklısının nihayet 30 gün içinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatma koşulu benimsenerek 30 günlük süreden sonra, süreli ipoteğin teminat fonksiyonunun sona ereceği vurgulanmak istendiği,
süreli ipotekte, süre dolduktan ve 30 gün geçtikten sonra maddi yönden hükmünü kaybeden ipoteğe istinaden ipotekli takip yapılmış ve bu takip kesinleşmiş olsa bile icra dairesinin bu ipoteğe "mükellefiyetler listesinde" ve sıra cetvelinde yer vermemesi gerektiği, icra takibinin ise ipotek senedinde belirtilen 10 yıllık süre geçtikten sonra 13.04.2020 tarihinden beş ay kadar sonra, dokuzuncu ayda yapıldığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde; tek başına sürenin dolması yeterli olmayıp alacağın hiç doğmamış olması veya borcun ödenmiş olması gerektiği, 2020 yılında yasaya eklenen maddenin sadece taşınmaz malikine süre bitiminde talep hakkı verdiği, kaldı ki taşınmaz maliki dışında kimseye bu hakkın verilmediği, bu güne kadar malikin böyle bir talebi de olmadığı, bu konuda talepte bulunabilmek için alacağın doğmamış olması veya sonlanmasının zorunlu olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haciz sıra cetveline karşı şikayete ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3976, K. 2025/4399, 18 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama