İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/4193 K.2026/267

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik…

Esas2025/4193Karar2026/267Tarih21 Ocak 2026Okuma8 dk · 1.654 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2025/4193 E., 2026/267 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Ocak 2026
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2025/27 E., 2025/700 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.654 kelime·8 dk okuma·9 bölüm

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, .... .. .... Hattına acil fiziki güvenlik sistemi yapım inşaatı işi için davalı ile 05.10.2016 tarihli sözleşme imzaladığını, müvekkilinin yaptığı işler için düzenlediği faturalara karşılık davalıdan bir kısım ödemeler aldığını, ancak davalının faturalardan kaynaklanan bakiye tutarı ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Ankara 28. İcra Dairesi'nin 2017/17632 Esas sayılı dosyasında 600.000,00 TL tutarındaki alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %20 oranından az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 05.10.2016 tarihli sözleşmeye aykırı davranarak bir çok işi eksik yaptığını, müvekkili tarafından eksiklerin giderilmesi ve gecikme cezasının ödenmesi için davacıya ihtarname gönderildiğini, müvekkiline ait ticari defterler incelendiği takdirde davacının alacaklı değil aksine borçlu olduğunun ortaya çıkacağını belirterek davanın reddi ile davacının asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 2017/743 Esas, 2020/726 Karar, 31.12.2020 tarihli kararı ile davaya esas olan takip talebinin 600.000,00 TL asıl alacak ve 14.104,11 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 614.104,11 TL alacak yönünden düzenlendiği, ancak davalıya gönderilen ödeme emrinde asıl alacağın 600,00 TL gösterilerek işlemiş faiz ile birlikte toplam alacağın 14.704,11 TL yazıldığı,

dolayısıyla davalı takip borçlusuna icra takip talebine uygun şekilde düzenlenmiş bir ödeme emri tebliğ edilmediği ve itirazın iptali davasının dava şartı olan “usulüne uygun düzenlenen ve borçluya tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılmış bir itirazın bulunması” koşulunun somut olayda gerçekleşmediği, oysa itirazın iptali davasının niteliğine göre usulüne uygun düzenlenmiş ödeme emrinin varlığının ön koşul olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 2017/743 Esas, 2020/726 Karar, 31.12.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/767 Esas, 2021/1158 Karar, 07.12.2021 tarihli kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

1. Bölge Adliye Mahkemesinin 2021/767 Esas, 2021/1158 Karar, 07.12.2021 tarihli kararının süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairemizce, ödeme emrinin takip talebine uygun bir şekilde hazırlanıp borçluya gönderilmesinin icra dairesinin görev ve yükümlülüğünde olduğu göz önüne alındığında, asıl alacak kaleminin 600.000,00 TL yerine maddi hata sonucu 600,00 TL olarak yazılmasının tamamen icra dairesinin sorumluluğunda olduğu, ayrıca tüm yargılama boyunca hüküm verilinceye kadar bu hususun taraflarca ileri sürülmediği,

esasen borçlunun da borca itiraz ederken takip talebindeki alacağı da kapsayacak şekilde itiraz ettiği, nitekim işbu itirazın iptali davasının açıldığı tarih itibariyle dava peşin harcının da 600.000,00 TL üzerinden hesaplanarak ikmal edildiği, dolayısıyla 600.000,00 TL'nin ödeme emrinde 600,00 TL şeklinde yazılmasının memur hatasından kaynaklı maddi hata kabul edilerek işin esasına girilmek suretiyle inceleme yapılması gerekirken 2. ödeme emrinin takip talebine aykırı düzenlendiği gerekçesi ile davanın usulden reddinin doğru olmadığı belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesi'nin 2017/743 Esas, 2020/726 Karar, 31.12.2020 tarihli kararı ile önceki kararında direnmiş, önceki karar gerekçesi yanında ödeme emrinin takip talebine uygun olarak düzenlenmediğini gören takip alacaklısının icra dairesinin yaptığı işleme karşı icra mahkemesinde şikâyet yoluna başvurabileceği, somut olayda takip hukuku çerçevesinde takip talebine aykırı şekilde gönderilen ödeme emrinin hukuki sonuç doğurmayacağı, bu hususun tarafların itirazına bağlı olmaksızın re'sen nazara alınacağı,

zira itirazın iptali davasının niteliğine göre usulüne uygun düzenlenmiş ödeme emrinin varlığının ön koşul olduğu gerekçesiyle önceki kararda direnilmesine, itirazın iptali davasına esas olan Ankara 28. İcra Dairesi'nin 2017/17632 Esas sayılı takip dosyasında ödeme emri takip talebine uygun düzenlenmediğinden davanın bu nedenle usulden reddine karar verilmiştir.

3. İlk Derece Mahkemesi'nin 2017/743 Esas, 2020/726 Karar, 31.12.2020 tarihli kararının süresi içerisinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/6-1139 Esas, 2024/581 Karar, 27.11.2024 tarihli kararı ile ödeme emrini takip talebine uygun olarak düzenlemekle yükümlü ve görevli olan icra dairesinin yaptığı açık bir maddi hata sonucu ödeme emrini hatalı düzenlediği, davalının takip talebindeki tüm alacağı kapsayacak şekilde borca itiraz ettiği, ancak takip talebi ile ödeme emrinde istenen asıl alacağın farklı olduğuna dair herhangi bir itirazda bulunmadığı,

davacının başvuru ve peşin harcını takip talebinde istediği 600.000,00 TL asıl alacak üzerinden hesaplayarak bu tutara göre harcını tamamladığı, davalının yargılamanın hiçbir aşamasında ödeme emrinde 600,00 TL talep edilmesine rağmen davanın 600.000,00 TL üzerinden açıldığına yönelik itiraz ya da beyanda bulunmadığı, bu suretle 6100 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinde düzenlenen dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğüne aykırı davrandığı, bununla birlikte mahkemece tensip zaptında ve ön inceleme duruşma tutanağında icra takip talebi ile ödeme emrinde belirtilen tutarların farklı olduğuna ilişkin değerlendirme yapılmadığı,

dava şartlarıyla ilgili herhangi bir eksiklik bulunmadığı saptandıktan sonra işin esasına yönelik inceleme ve araştırma yapılarak bilirkişilerden raporlar alındığı, defter incelemeleri yapıldığı ve neredeyse tahkikat aşaması bitmek üzereyken davalıya icra takip talebine uygun şekilde düzenlenerek tebliğ edilen ödeme emrinin ve itirazın bulunmadığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği,

mahkemece 2004 sayılı Kanun'un 16/2 nci maddesi uyarınca süresiz şikâyete tabi olan ve icra müdürlüğünün hatalı işleminden kaynaklanan maddi hatadan ... tüm sorumluluk davacıya yüklenerek ödeme emrinin takip talebine uygun olarak düzenlenmemiş olmasında takip talebinde belirttiği 600.000,00 TL üzerinden davasını açan takip alacaklısının hiçbir kusurunun bulunmadığı, yargılama aşamasında davalı tarafından 6100 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesine uygun davranılarak takip talebi ve ödeme emri arasındaki tutar farklılığının ileri sürülmediği,

yaklaşık üç dört yıl süren davanın tahkikat aşamasına geçildikten sonra usulden reddine karar verilmesinin yargılamanın çabukluğu ve usul ekonomisi ilkesine aykırılık oluşturacağı gözetilmeksizin sonuca varılması doğru olmadığı,

netice itibarıyla mahkemece davanın dayanağı icra takip dosyasında yetkili icra dairesinin ödeme emrini takip talebine uygun olarak düzenlememesi ve takip talebinde 600.000,00 TL olan asıl alacak tutarını ödeme emrine 600,00 TL şeklinde yazmasının tamamen icra dairesinin sorumluluğunda ve icra memurunun hatalı işleminden kaynaklanan açık bir maddi hata olarak kabul edilip işin esasının incelenmesi ve hâsıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

4. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı yüklenici ile dava dışı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı arasında imzalanan ... ili, ... ilçesi (................) Hudut Hattına Acil Sınır Fiziki Güvenlik Sistemi Yapılması İnşaat işine ilişkin davacı ile davalı arasında 05.10.2016 tarihli alt yüklenici sözleşmesi imzalandığı, asıl işe ilişkin dava dışı ...

Başkanlığı tarafından 22.03.2017 tarihinde düzenlenen geçici kabul tutanağının 30.05.2017 tarihinde onaylandığı, kesin kabul tutanağı onay tarihinin ise 28.06.2018 olduğu, taraflar arasındaki alt yüklenici sözleşmesinin 4.800.000,00 TL+KDV (864.000,00 TL)=5.664.000,00 TL üzerinden düzenlendiği,yapılan bilirkişi incelemesinde yapı denetim firması tarafından 22.06.2017 tarihli yazı içeriğinde belirtilen eksik ve ayıplı işler nazara alınarak davacı alt yüklenici tarafından sözleşme kapsamında yapılan eksik ve ayıplı işler bedeli 121.166,62 TL olarak tespit edilmiş olup,

sözleşme gereğince yapılan iş bedeli 4.800.000,00 TL-121.166,62 TL=4.678.833,38 TL+842.190,00 TL (KDV)=5.521.023,38 TL'nin istenebilir olduğu, davacı taşeronun 5.521.023,38 TL hakediş alacağından davalı tarafından davacı adına çek ve eft yolu ile toplam 4.927.991,57 TL ödemenin, 11.920,10 TL SGK ödemesinin ve davalı tarafından davacı adına düzenlenen ve her iki yanın ticari defterlerinde kayıtlı olan 503.209,29 TL yansıtma faturalarının mahsubu neticesinde davacı alt yüklenicinin davalı yükleniciden 77.902,42 TL bakiye hakediş alacağının bulunduğu,

her ne kadar davalı tarafından davacı adına her iki yan defterinde kayıtlı olan yansıtma faturaları dışında 1.508.311,29 TL tutarında yansıtma faturası daha düzenlenmiş ise de; bu faturaların davacı tarafça kabul edilmediği ve davacı defterlerine kayıt edilmediği bilirkişi heyeti ek raporunda 1.508.311,29 TL tutarındaki faturaların sözleşme kapsamında yer alan işe ilişkin olup olmadığı anlaşılamadığı gibi eksik iş bedeli ile de uyumlu olmadığı ifade edilmekle davacı alacağından mahsubu yoluna gidilmediği,

öte yandan cevap dilekçesinde sözleşme gereğince gecikme cezası ödenmesine ilişkin davacıya ihtarname keşide edildiği ileri sürülerek bilirkişi raporlarında bu yöne ilişkin hesaplamalar yapılmış ise de; taraflar arasında düzenlenen 05.10.2016 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde iş programına uyulmaması halinde geciktirilen her gün için 10.000,00 TL gecikme cezası kesileceğine ilişkin düzenleme ifaya ekli cezai şart niteliğinde olup işin teslimi ile birlikte talep edilmesi gerekir iken asıl iş sahibi TOKİ başkanlığı tarafından geçici kabulün onay tarihi olan 30.05.2017 tarihinden çok sonra 12.07.2017 tarihli ihtarname ile davalı tarafından

gecikme cezası talebinde bulunulduğu, ayrıca asıl iş sahibi TOKİ tarafından davalı yükleniciye süre uzatımı verilerek ve herhangi bir cezai şart uygulanmadığı tespit edilmekle davalının işi olduğu gibi kabul etmiş sayılması gerektiğinden davalı yönünden ifaya ekli cezai şart niteliğinde gecikme cezası talebinde bulunulamayacağı kanaatine varıldığı,

belirtilerek davanın kısmen kabulü ile Ankara 28. İcra Dairesi'nin 2017/17632 Esas sayılı takibe davalı itirazının 77.902,42 TL asıl alacak üzerinden iptali ile bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle takibin devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının icra inkâr tazminatı, davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Eksik incelemeye dayalı rapor hazırlandığını, bu rapora dayanılarak hatalı hüküm kurulduğunu, bilirkişi raporunda 6.790.947,56 TL üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, bu miktara yansıtma faturalarının da dahil olduğunu,

b. Davacının ticari kayıtları usulüne uygun tutulmadığını, lehine delil olamayacağını, davalının kayıtlarının usulüne uygun tutulduğunu lehine delil olacağını, 1.508.311,29 TL yansıtma faturasının hesaplamada dikkate alınması gerektiğini,

c. Mahkemenin hesaplamaya esas aldığı geçici kabul tarihinin hatalı olduğunu,

d. Gecikme cezası hesabında baz alınan günlük cezai şart miktarı ve gün sayısının hatalı hesap edildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, bakiye iş bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeple;

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/4193, K. 2026/267, 21 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Bozma Ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci
  8. VI. Temyiz
  9. A. Temyiz Sebepleri
  10. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  11. VII. Karar
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4193
Karar No
2026/267
Tarih
21 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/4194 K.2026/266
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2025/4197 K.2026/344
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/4198 K.2026/130
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/4201 K.2025/4518
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/4205 K.2026/172
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/4207 K.2026/310

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.