İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /6. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 6. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2025/440 K.2025/3052

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve…

Esas2025/440Karar2025/3052Tarih23 Eylül 2025Okuma7 dk · 1.407 kelime

KÜNYE

6. Hukuk Dairesi 2025/440 E., 2025/3052 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Eylül 2025
Mahkemesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi
Sayısı
2022/1331 E., 2024/865 K.
İlk derece mahkemesi
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2015/82 E., 2022/599 K.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.407 kelime·7 dk okuma·8 bölüm

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince duruşmasız, davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 23.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde davalı vekili Avukat ... ile davacı vekili Avukat ...'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında "...

Havalimanı 28/10 Pistinin Taksiyolu Düzleminde Yenilenmesi" işine ilişkin olarak 12.01.2005 tarihinde 26.465.900,00 TL bedelli sözleşmenin imzalandığını, projelerin davalı yüklenici tarafından hazırlanarak idareye tevdi edildiğini, işin tamamlanarak 15.07.2006 tarihinde geçici kabulü, 23.07.2007 tarihinde de kesin kabulünün yapıldığını, geçici kabulden sonra 25.04.2007-20.07.2011 tarihleri arasında toplam 567 adet pist kaplama anosunun davalı yüklenici tarafından kaldırılarak yenilendiğini, ancak pistin beton yüzeyindeki deformasyonların kaza ve kırılmaya sebebiyet vermek suretiyle uçuş güvenliği açısında risk oluşturması,

can ve mal emniyetini tehlikeye atacak noktaya ulaşması üzerine davalı ayıpları gidermeyi kabul etmediğinden yeniden ihaleye çıkıldığını, işin ayıplı yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, 30.889.318,75 TL'nin 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ve KDV'si ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; gizli ayıp bulunması ve ayıbın müvekkilinden kaynaklanması halinde tespit edilen ayıpların müvekkiline ihbar edilmesi gerektiğini, delil tespiti raporunun kabul edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin imalatı onaylı projeye uygun şekilde ve yapı denetim yetkililerinin gözetiminde yaptığını, davacının pisti kullanması sebebiyle elde ettiği ekonomik yararın ve sökümden çıkan hurda malzemenin değerinin dikkate alınması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının edimini ayıplı ifa ettiği, söz konusu ayıbın gizli ayıp olduğu ve davacı tarafından davalıya ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, davanın süresinde açıldığı, projenin davalı yüklenici tarafından hazırlanmasının kararlaştırıldığı, bu hususta davacıya kusur atfedilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 14.258.040,17 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hesaplamanın pistin imalat özelliklerine göre yapılması gerektiğini, pistin tamamı için hesaplama yapılması gerekirken 1.450 metre kısmı için hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, hükmedilen alacağa 24.11.2014 tarihinde itibaren faiz işletilmesi ve faize de KDV uygulanması gerektiğini beyan etmektedir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, süresinde ayıp ihbarının bulunmadığını, bilirkişi raporlarının yeterli olmadığını, idarenin denetimi ile işin yapıldığını, tüm bildirimlerin yapıldığını, davacının da kusurlu olduğunu ve indirim yapılması gerektiğini, ayıba karşı tekeffül şartlarının oluşmadığını, hesap raporunda hatalar olduğunu, ekonomik fayda ve hurda bedelinin dikkate alınmadığını, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, itirazları karşılayacak bilirkişi raporu alınmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.

Taraflar arasında düzenlenen 12.01.2005 tarihli sözleşme ile ... Havalimanı 28/10 pistinin taksiyolu düzleminde yenilenmesi işi kararlaştırılmıştır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.

Kamuya yararlı dernek ve vakıflar, iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilirler. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 334/2. hükmü Anayasa Mahkemesinin 24.09.2024 tarihli, 2024/78 Esas, 2024/164 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiş ve kararda belirtilen dokuz aylık sürenin dolmasıyla birlikte 21.08.2025 tarihinde iptal kararı yürürlüğe girmiştir.

İptal kararında; kamuya yararlı dernek ve vakıflar dışındaki özel hukuk tüzel kişilerinin kanunda öngörülen şartlar oluştuğu hâlde yalnızca tüzel kişi olmaları nedeniyle adli yardım kurumundan yararlandırılmamalarının meşru amacı bulunmadığı gibi kuralla mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın ölçülü olduğunun da söylenemeyeceği (§ 73) belirtilmiştir.

Tüzel kişilerin adli yardımdan yararlanmasıyla ilgili olan bu hükmün tümüyle iptal edilmiş ve yerine yeni bir düzenleme yapılmamış olmasını tüzel kişiler için bu konuda bir yasak getirildiği şeklinde değil, tüzel kişiler için kanunda ayrı özel bir hüküm bulunmadığı şeklinde değerlendirmek gerekir.

Bu konuda AİHM yargısal makamların şirketlerle ilgili adli yardım taleplerine yönelik iç hukukta bir hüküm olmamasının genel bir kısıtlama nedeni olarak değerlendirilmesinin Sözleşme’nin 6. maddesi yönünden sorun oluşturacağını, mahkemelerin iç hukuk hükümlerini sözleşmeyi uygulayacak şekilde yorumlamak ve tatbik etmek hususundaki yükümlülüğünün AİHM'in denetleyici mekanizmalarındaki ikincillik rolünün bir gereği olduğunu vurgulamış ve ticari şirketin ödeme gücüyle ilgili bireysel durumunu dikkate almaksızın adli yardım talebinin iç hukukta hüküm bulunmadığı gerekçesiyle kategorik olarak reddetmesinin mahkemeye erişim hakkına orantısız müdahale olduğu sonucuna ulaşmıştır (Nalbant ve diğerleri/Türkiye, §§ 41-47).

Anayasa Mahkemesinin iptal kararı öncesi verilen 2020/22192 başvuru numaralı ihlal kararında; adli yardım talebinin kabul edilmesi için gerekli olan yargılama veya takip giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olma kriterinin sadece gerçek kişiler için geçerli bir kavram olmadığı,

borca batık durumda olan yani aktifleri borçlarını karşılayamayan ticari şirketlerin de bu kapsamda değerlendirileceği, ödeme gücünden yoksunluğun ise şirketlerin yıllık ve ara dönem finansal tablolardan, denetime tabi şirketlerde denetim raporlarından, erken teşhis komitesinin raporlarından, yönetim organının tespitlerinden objektif olarak belirlenebileceği (§ 71), dava ehliyetine sahip olduğu hâlde yargılama masraflarını ödeme gücü olmadığını iddia eden hak süjesi ticaret şirketlerinden -bu konuda herhangi bir sınırlayıcı yaklaşım olmaksızın,

bireysel durumları göz önünde bulundurularak- alınması gereken harç ve diğer yargılama masraflarının miktarı, ilgilinin ödeme kabiliyeti ve kısıtlamanın getirildiği dava çerçevesinde değerlendirme imkânının tanınması hukuk düzeninin herkes için öngördüğü nimet-külfet dengesinin sağlanması açısından zorunlu olduğu (§73) belirtilmiştir. Anayasa Mahkemesince bireysel başvuru kararındaki bu gerekçelere de atıf yapılarak iptal kararı verilmiştir.

Kanunda tüzel kişiler için adli yardım kurumunun düzenlenmediği kabul edildiğinde bu konuda gerçek bir kanun boşluğu olduğu için gerçek kişiler için getirilen adli yardım kurumunun tüzel kişiler için de kıyasen uygulanması gerektiği kabul edilmelidir. Ancak Anayasa Mahkemesinin kararında da belirtildiği üzere ödeme gücünden yoksun olma kriterinin sadece gerçek kişiler için geçerli bir kavram olmadığı, borca batık durumda olan yani aktifleri borçlarını karşılayamayan ticari şirketlerin de bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği açık olup bu konuda Kanun boşluğu olduğundan da söz etmeye gerek olmaksızın HMK 334/1. madde hükmünün tüzel kişiler hakkında da uygulanması gerekli bir kural olduğunun kabulü gerekir.

Bu açıklamalarla birlikte davalı tarafın temyiz yoluna ilişkin adli yardım talebi değerlendirildiğinde; davalı şirketin iflas halinde olduğu, iflas masasında para olmaması nedeniyle temyiz harçlarının yatırılmadığına dair belgenin dosyada olduğu, ödeme gücünden yoksun olma kriterinin gerçekleştiği anlaşıldığından temyiz incelemesi bakımından adli yardım talebinin oy birliğiyle kabulüne karar verilerek temyiz incelemesine geçildi.

1. Davalı vekili temyiz dilekçesi ekinde ... İflas Dairesi’nin 2024/2 İflas sayılı dosyası kapsamında verilen yetki belgesini sunmuş olup, davalı şirket hakkında Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01.02.2024 tarihli, 2023/318 Esas, 2024/70 Karar sayılı kararı ile 01.02.2024 tarihi itibariyle iflasın açılmasına karar verildiği, kararın 01.03.2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.

İcra ve İflas Kanunu'nun 191. maddesi gereğince borçlunun iflas açıldıktan sonra masaya ait mallar üzerinde her türlü tasarrufu alacaklılara karşı hükümsüz olup, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi iflâs ile kısıtlandığından, masanın kanuni mümessilinin iflas idaresi olduğu hükmü kabul edilmiştir.

Diğer anlatımla, iflasın açılmasıyla dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), artık müflise değil, iflas idaresine ait olup, adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Dairesine aittir.

İflâs idaresinin bu dava takip yetkisini kullanıp kullanmayacağını tespit edebilmek için, ilk önce iflâs organlarının oluşması ve her dava hakkında esaslı bilgi sahibi olunması gerekir. Bu ise, zaman isteyen bir husustur. İşte bu nedenle, Kanun, müflisin taraf bulunduğu hukuk davalarının, iflâsın açılması ile belli bir süre için durmasını kabul etmiştir.

İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflâsın açılması ile durur. Bu durma, ikinci alacaklılar toplantısından on gün sonraya kadar devam eder; ancak bundan sonra, duran hukuk davalarına devam edilebilir. Konuya ilişkin dairemizin yerleşik uygulaması yukarıda açıklandığı üzere bu yöndedir.

Yukarıdaki açıklamalar ışığında dava konusu somut olay değerlendirildiğinde; istinaf aşamasında davalı şirketin iflas ettiği, dolayısıyla alacak davasının kayıt kabul davasına dönüştüğü, bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince müflisi temsil yetkisinin kimde olduğu hususu açıklığa kavuşturularak ve davayı iflas dairesine ihbar ederek 2. alacaklılar toplantısı beklendikten sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın re'sen bozulması gerekmiştir.

2. Bozma nedenine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Adli yardım talebinin kabulüne,

2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının re'sen BOZULMASINA,

Taraf vekillerinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

Taraflar yararına duruşma vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,

Peşin alınan harçların istek halinde taraflara iadesine,

Dosyayı kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

SONUÇ / HÜKÜM

23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/440, K. 2025/3052, 23 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. I. Dava
  4. II. Cevap
  5. III. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. IV. İstinaf
  7. V. Temyiz
  8. A. Temyiz Sebepleri
  9. B. Değerlendirme ve Gerekçe
  10. VI. Karar
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/440
Karar No
2025/3052
Tarih
23 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/440 K.2025/7599
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/442 K.2025/11446
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/442 K.2025/10517
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi E.2025/443 K.2025/11573
  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2025/443 K.2025/11437
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2025/444 K.2025/7204

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.