KÜNYE
6. Hukuk Dairesi 2025/52 E., 2025/4064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2025
- Mahkemesi
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
- Sayısı
- 2023/762 E., 2024/1697 K.
- İlk derece mahkemesi
- Orhangazi 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
- Sayısı
- 2016/157 E., 2023/23 K.
Karar Metni
638 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı arasında adi yazılı mesken satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca arsa ve 120.000,00 TL para karşılığında bir adedi dubleks bir adedi de normal olmak üzere bu taşınmaz üzerine yapılacak olan iki adet dairenin davacıya devrinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin bu taşınmazdaki tüm hisseleri diğer mirasçılardan haricen satın aldığını ve davalıya devrettiğini, davalı tarafı temsil eden davalının eşi ...'ün müvekkili ile yaptığı sözleşmedeki edimlerden kurtulmak amacıyla birçok yerde bu şartlarla davacıya 2 adet daire veremeyeceğini, maliyetlerinin arttığını,
ek para istediğini ifade ettiğini, müvekkilinin bunu yerinde görmediğini, taraflar arasında bu hususta ihtilaf çıktığını, davalı tarafın ahde vefa kurallarına aykırı hareket ettiğini öne sürerek sözleşmesinin aynen ifası ile dava konusu taşınmazların davalı adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında yapılan mesken sözleşmesinin davacının iddia ettiği şekilde olmadığını, sözleşmedeki dairelerden birinin arsa karşılığı diğerinin ise para karşılığında verileceğini, imardaki değişikliklerden dolayı maliyetin arttığını bu sebeple 30.000,00 TL talep ettiklerini, davacının noter kanalından gönderilen yazıya cevap vermemesinden dolayı müvekkilinin dairenin satışından vazgeçtiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin harici mesken satış sözleşmesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki sözleşmenin adi yazılı olmasına rağmen işin fiilen önemli bir bölümünün ikmal edilmiş olması ve arsa sahibince de tapunun davalıya devredilmesi nedeniyle arsa payı karşılığı karşılığı inşaat sözleşmesi olduğunu, davalının sözleşme gereği edimini yerine getirmediğini, davacı tarafın davalıdan sözleşmenin ifasını, sözleşme uyarına ve sözleşme şartları doğrultusunda kendisine verilmesi kararlaştırılan bağımsız bölümlerin tapuda kendi adına tescilini talep edebileceği gerekçeleriyle davacı tarafından depo edilen 120.000,00 TL'nin karar kesinleştiğinde davalıya ödenmek üzere davanın kabulü ile tapu iptali ve tescil istemine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; mesken satış sözleşmesinin "arsa payı karşılığı inşaat yapım sözleşmesi" olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğunu, sözleşmenin geçersiz olduğunu, ayrıca bilirkişi raporunda belirlenen keşif tarihindeki değerler yerine dava tarihindeki değerlerin esas alınmasının adil olmadığını, inşaat maliyetlerinin artışı ve TÜİK verilerinin dikkate alınması gerektiğini, mahkemenin 120.000,00 TL'nin depo edilmesine ve banka faizine göre hesaplanmasına ilişkin kararının haksızlık yarattığını, davalı müvekkilinin iyiniyetle hareket ettiğini ve taşınmazları üçüncü kişilere satmadığını, davacının ise kötü niyetli olduğunu, beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup ve özellikle yüklenicinin 2.kattaki daireyi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde; 3.kattaki dubleks daireyi ise yüklenicinin temliki vasfında arsa sahibi davacıya sattığı ve ihtara rağmen satış bedelini almayarak alacaklının temerrüdü oluştuğundan bahisle depo edilen bedelin güncellenmeyerek verilmesinin doğru olduğu anlaşıldığından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/52, K. 2025/4064, 27 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama