KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2007/16494 E., 2010/5622 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mart 2010
- Mahkemesi
- Ağır ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Beraatlerine
Karar Metni
589 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Suç tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere bakıldığında 22.12.1995 gün ve 95/7606 sayılı İthalat Rejim Kararı'nın;
7.maddesi; "Eski, kullanılmış, yenileştirilmiş, kusurlu(defolu) ve yatık (zamanla dayanıklılığını yitirmiş) malların ithali izne tabidir.'
13.maddesi; "Tebliğ ile fiili ithal tarihi itibariyle 5 yaşına kadar (5 yaş dahil) eski olarak ithaline imkan sağlanan maddelerin, fiili ithal tarihi itibarıyla 6 yaşından 10 yaşına kadar (10 yaş dahil) olanlarının ithalatına da ödenecek mali mükellefiyetlere ilave olarak ayrıca ClF bedelinin yüzde 50'si oranında Toplu Konut Fonu tahsil edilmek suretiyle gümrük idarelerince izin verilir."
1918 sayılı yasanın Ek 7. maddesi; "İthalat ve ihracat rejimi kararlarında veya 1615 sayılı Gümrük Kanununun 19 ve 20. maddelerine göre Bakanlar Kurulunca alınan kararlarda lehe değişiklik yapılması veya bu kararların yürürlükten kaldırılması hallerinde; değiştirilen veya kaldırılan kararlara aykırı davranışta bulunmuş olanlar hakkında, failin lehine olan kararlar ve kanun hükümleri tatbik ve infaz olunur."
Hükümlerini içermektedir.
95/7606 sayılı Karar'daki Toplu Konut Fonu tahsiline ilişkin 13.madde 2001/3479 sayılı Karar ile yürürlükten kaldırılmıştır.
Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, eşyanın ithali sırasında gümrük vergilerini ödemekten kaçınma amacı ile yapılan aldatıcı bir işlem ve davranış da bulunmadığından, suç tarihi itibariyle eylem, Toplu Konut Fonu ödememek amacıyla eski ve kullanılmış makinaları, yeni ve kullanılmamış olarak beyan edip yurda ithal etmek şeklinde gerçekleşmesine karşın,
ithalde ödenecek mali mükellefiyetlere ilave olarak ayrıca CİF bedelinin yüzde 50'si oranında Toplu Konut Fonu ödeneceğine ilişkin düzenlemenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle ek vergi kaybı ortadan kalkmış ve sanığın ithali izne tabi eşyayı izin almaksızın yurda ithal etmek şeklinde gerçekleşen fiili, 5607 Sayılı Kanunun 3/11.maddesinde yazılı kabahate dönüşmüştür.
Hükümden sonra 31.03.2007 gün ve 26479 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nu yürürlükten kaldıran 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/11 madde fıkrası ile "ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk veya yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir.
Eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda,idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına beşbin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına yüz Türk Lirası olarak hesaplanır." hükmü getirilmiştir.
Bu nedenle lehe olan yasanın bütün olarak uygulanması gerekmekle, dava zamanaşımı süresinin de Kabahatler Kanunu uyarınca hesaplanmasında zorunluluk bulunduğundan , sanıkların eyleminin hükümden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı yasanın 3/11 fıkrasında tanımlanan kabahate dönüştüğü ve idari para cezası uygulanması gerektiği cihetle , uygulanabilecek idari para cezasının nispi nitelikte olduğu gözetilerek 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 20/3 maddesinde yazılı soruşturma zamanaşımının dolmuş olması karşısında anılan maddenin l.fıkrası gereğince ilgili kişilere idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmesi zorunlu ise de,
sanıklar hakkında, 20.1.2003 gün ve 882 sayılı farklı bir gümrük giriş beyannamesi kapsamında kalan eşya nedeniyle yapılan soruşturma neticesinde, bu davanın açılmış olması gerekçe gösterilerek verilen 6.4.2004 günlü takipsizlik kararı bulunduğundan ve anılan takipsizlik kararının taraflara tebliğ edilmediği de gözetilip kaldırılmasının sağlanması ile davaya devamla bu hususta dava açılması istenerek, açılacak olan davanın bu dava ile birleştirilmesinin gerekmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/16494, K. 2010/5622, 23 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama