KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2007/16837 E., 2010/5848 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 sayılı kanuna aykırılık
- Hüküm
- Mahkemenin görevsizliğine
Karar Metni
242 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanığın dava konusu eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmadan yurda getirdiği gerekçesiyle kamu davası açılmış olup, tüm dosya içeriğine göre belirlenen gümrük kapısından yolcu olarak yurda giriş yapan sanıkta ele geçen yolcu beraberi eşyanın i thalinin yasak olmadığı gibi ticari miktar ve mahiyette de bulunmadığı cihetle;
fiil, eylem ve karar tarihlerinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 13.maddesi uyarınca eşyanın vergisine ek olarak para cezasını gerektirmekte ise de, hükümden sonra yürürlüğe giren 5607 sayılı yasanın 6.maddesi gereğince gümrük idarelerince gümrük vergilerinin alınmasını gerektirir yaptırıma dönüştüğü gözetilerek.
5607 sayılı yasadaki anılan düzenlemenin sanık lehine olması nedeniyle, 5237 sayılı TCK. nın 7.maddesi uyarınca bir karar verilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanığın BERAATİNE, dava konusu eşya yönüyle 5607 sayılı yasanın 6.maddesi ve gümrük mevzuatı çerçevesinde işlemlerin gümrük idaresince yerine getirilmesine, 17.03.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Değişik Gerekçe:
Eylem suç ise mahkeme görevlidir, kabahat ise 5326 sayılı Yasanın 24.maddesine göre yine mahkemece karar verilecektir. Dolayısıyla yerel mahkemenin görevsizlik kararı yerinde olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerektiği kanaatindeyim.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/16837, K. 2010/5848, 17 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama