KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/7832 E., 2010/3664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 Sayılı Yasaya Aykırılık
- Hüküm
- CMUK'nun 315/1 maddesi gereğince temyiz dilekçesinin reddine
Karar Metni
441 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık 19.09.2007 tarihinde tebliğ edilen temyiz talebinin reddine dair kararı 13.11.2007 tarihinde temyiz etmiş ise de, hükümde yasa yoluna başvuru yöntemi gösterilmediğinden red kararının temyiz isteği yasal sürede olup, 18.06.2007 tarihli hükümde para cezası yönünden kesin, müsadere hükmü yönünden temyizi kabil denilerek yasa yolunda yanıltma olduğu görüldüğünden sanığın mahkumiyet ve müsadere kararına yönelik temyizinin yasal sürede olduğu kabul edilmek suretiyle temyizin reddine dair 06.09.2007 günlü ek karar kaldırılarak yapılan incelemede;
Kaçakçılık suçu davalarına bakacak mahkemelerin görevleriyle ilgili olarak;
Karar tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kanunun 26.maddesinde "Bu kanunun 3 üncü maddesinin (ı) bendinin (1) numaralı alt bendi, 13 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ile 14 üncü maddesinde yazılı fiillere gümrük komisyonlarınca, ağır hapis cezası gerektiren suçlara ağır ceza mahkemesinde ve bunlar dışında kalan suçlara da asliye ceza mahkemesince bakılır.
Bu kanunun kapsamına giren suçların yargılamasının yapılacağı yerdeki mahkemelerin birden çok dairelere ayrılmış olması halinde bu davalara, o mahkemenin bir numaralı olanında bakılır.
Bu davaların özelliği de dikkate alınarak iş sayısının o mahkemenin bakabileceği azami miktarı aşması halinde, bu miktarı aşan davalara aynı derecedeki sıra sayısı takip eden mahkemede bakılır.
Bu kanuna göre verilen mahkeme kararlarının Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümleri uyarınca temyiz edilmesi halinde temyiz incelemesi diğer işlere göre öncelikle ve ivedilikle yapılır." hükmü yer almaktadır.
İnceleme tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17.maddesinin 2.fıkrasında ise "Bu kanun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Ceza Mahkemelerinde görülür. Ancak bu suçlarla bağlantılı olarak resmi belgede sahtecilik suçunun işlenmesi halinde, görevli mahkeme ağır ceza mahkemesidir." hükmü bulunmaktadır.
Bu kurallara göre kaçakçılık davalarının uzman mahkemelerde görülmesinin amaçlandığı açıktır.
Nitekim, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 17/2.maddesi uyarınca, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, 24.07.2007 gün ve 346 sayılı kararı ile; kaçakçılık suçlarına, "yargılama yapacak yerde birden fazla asliye ceza veya ağır ceza mahkemeleri varsa 1 numaralı asliye ceza veya ağır ceza mahkemelerinin bakmasına..." karar verildiğinden görevsizlik kararı verilmesi gerekirken duruşmaya devamla yazılı şekilde karar verilmesi,
Yasaya aykırı,
5271 sayılı CMK.nın 5560 sayılı yasa ile değişik 231.maddesinin 5 ve 14.fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı yasanın 562.maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hali geldiğinden, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/7832, K. 2010/3664, 3 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama