KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2008/8173 E., 2010/13364 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2313 sayılı Kanuna Aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülüğüne ve ertelemeye
Karar Metni
283 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Ekilen hint kenevirinin miktar ve önemine göre cezalarının şahsiliği ve uygulama birliğinin sağlanması bakımından suça konu 180 kök hint keneviri ekenlerle daha çok ekenler arasında hakça oranda ceza verilmesi gerekirken, dişi hint keneviri ekili yer, tespit edilen kök sayısı, eylemin işleniş biçimi ve önemi gözetilmeden taktirde yanılgıya düşülmek suretiyle, asgari hadden çok uzaklaşılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-5237 sayılı TCK uyarınca hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak belli hakları kullanmaktan yoksun bırakmaya karar verilirken 53.maddenin 3.fıkrası (c) bendi uyarınca sayılan hak yoksunluğunun koşullu salıverilme halinde koşullu salıverilmeye kadar uygulanması yönünde karar verilmesi yerine, cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı olup,
3- Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 2313 sayılı yasanın 23/son ve 5237 sayılı TCK'nın 49/1. maddeleri uyarınca fiile uygulanacak hürriyeti bağlayıcı cezanın üst sınırı 20 yıl ise de, hükümden sonra 19 Aralık 2006 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı yasanın 14.maddesi ile değişik 5252 sayılı yasanın 6/2.maddesinde "hapis cezalarında kanunlarında aksine bir hüküm yoksa altsınır bir ay, üst sınır beş yıl olarak uygulanır" hükmü karşısında sanığın sübut bulan eylemi için 2313 sayılı yasanın 23/son maddesinde öngörülen cezanın üst haddinin beş yılla sınırlandırıldığı cihetle; 5237 sayılı yasanın 7.maddesi uyarınca; sanık lehine bulunan yeni yasal düzenlemeye göre hukuki durumunun yeniden takdir ve tayininin gerekmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2008/8173, K. 2010/13364, 29 Eylül 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama