KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2009/14933 E., 2013/126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülüğüne, eretelemeye
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Ziraat Bankası Gemlik şubesinde asistan servis yetkilisi olarak çalışan sanığa görevi sebebiyle şifre verilip verilmediği, verildiyse şifre ile veya şifresiz olarak imzaya, tahsilat, tediye ve mahsuba ilişkin fişleri kesmeye, para tahsil ve tediyesine, virmana yetkili ve paraya vazıülyet olup olmadığı, bankanın paraları üzerinde muhafaza, denetim ve sorumluluğu bulunup bulunmadığı, ilgili bankadan sorulup tespitiyle, sonucuna göre suç vasfının tayini gerekirken, eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Dosyada mevcut 19.07.2006 gün 2006/4 sayılı banka soruşturma raporunda mudilerin yerine sahte imzalar atıldığı belirtilmiş olup sanığın sahte imza atmadığını savunması karşısında; mudilere ait bankada bulunan imza kartonları ile diğer bankalar, noter tapu dairesi gibi kurumlarda bulunan imza örnekleri celbedilip, usulsüz işlemlerde mudiler yerine atılan imzaların mudilerin eli ürünü olup olmadığı ve iğfal kabiliyeti bulunup bulunmadığı grafolojik inceleme yaptırılarak tespiti ile;
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit yada nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; eylemlerin 4389 ve 5411 sayılı yasalar zamanında olanları belirlenerek; Mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3. maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "... suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklinde iken 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2. maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri yeterli görülerek "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup, bu duruma göre;
A-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 5411 sayılı yasaya göre, nitelikli zimmet, sahtecilik mudinin bankada mevcut tatbiki imzaları ile karşılaştırıldığında anlaşılamıyorsa banka aldatılmış olacağından 4389 sayılı yasaya göre de nitelikli zimmet,
B-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (Bilirkişi-Grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
C-Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
D-Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 saydı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
E-Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
F-Gişe yetkisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşacaktır.
Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3-Sanığın suç tarihlerinde yapmış olduğu çekimler sonucu tespit edilen zimmet miktarının değer olarak hafif olmadığı gözetilmeden değer indirimi uygulanması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/14933, K. 2013/126, 13 Aralık 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama