KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2009/8669 E., 2012/18141 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Zoralıma
Karar Metni
267 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
31.03.2007 gün ve 26479 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununu yürürlükten kaldıran 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/11.madde fıkrası ile "ithali, lisansa, şarta, izne, kısıntıya veya belli kuruluşların vereceği uygunluk ve yeterlilik belgesine tabi olan eşyayı, aldatıcı işlem ve davranışlarla ithal eden kişiye, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı idari para cezası verilir. Eşyanın değersiz, artık veya atık madde olması durumunda, idari para cezası; dökme halinde gelen eşya için ton başına beşbin Türk Lirası, ambalajlı gelmesi halinde kap başına yüz Türk Lirası olarak hesaplanır." hükmü getirilmiştir.
Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında, sanıklara isnat edilen ithali izne tabi eşyayı izin almaksızın yurda ithal etmeye teşebbüs etmek şeklinde gerçekleşen fiil, 5607 sayılı Kanunun 3/11.maddesinde yazılı kabahate dönüşmüştür.
31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı KMK.nun 3/18.maddesinin 07.10.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5911 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki "Yukarıdaki fıkrada tanımlanan suç ile 10.fıkrada tanımlanan kabahat fiilleri, teşebbüs aşamasında kalmış olsa bile tamamlanmış gibi cezalandırılır." hükmü uyarınca sanıkların teşebbüs aşamasında kalan eylemlerinin kabahat fiilini oluşturmayacağı ve dava konusu eşyanın mülkiyetinin kamuya geçirilmesinin de mümkün bulunmadığı halde yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2009/8669, K. 2012/18141, 6 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama