KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/11955 E., 2013/14009 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca;
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet;
Mudinin yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlara nazaran, sanığın, mudi ...'in kredi başvurusunda bulunduğu sırada, henüz kredi işlemleri tamamlanmadan, mudiye boş tediye fişini imzalatıp, mudinin bilahare kredi almaktan vazgeçmesi üzerine, sanığın önceden boş olarak aldığı tediye fişini kullanıp para çekme eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturacağı da gözetilerek, belirtilen tüm hususlar dikkate alınarak, dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi, bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdi edilerek,
nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit ya da nitelikli zimmet olup olmadıkları tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesinin gerektiği gözetilmeden, tüm işlemlerin basit zimmet olarak kabul edilmesi suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Mal edinilen dövizlerin zimmete geçirilme tarihleri itibariyle geçerli olan T.C.Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanması yerine, gerekçede nasıl hesaplandığı anlaşılmayan tutarın esas alınması,
3-Banka zararının sanıktan alınarak katılan bankaya verilmesine karar verildiğine göre katılan lehine nispi vekalet ücreti ile hazine lehine nispi harca hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, müdahil banka vekili ve sanık müdafıinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
DEĞİŞİK GEREKÇE
Döviz cinsinden olan kredilerde zimmete geçirme tarihi değil, zimmetin ortaya çıkarıldığı tarihteki geçerli olan T.C. Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden hesaplanması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun 2 no'lu bozmasındaki düşünceye değişik gerekçe ile katılıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/11955, K. 2013/14009, 29 Mayıs 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama