KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/4697 E., 2013/2216 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Beraat ve müsadere
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Soruşturma aşamasında tüm eşyanın toplam gümrüklenmiş değeri yerine bir kısım eşyanın gümrüklenmiş değeri esas alınarak ön-ödeme önerisinde bulunulduğu, 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesinde öngörülen 30 günlük yasal ön-ödeme süresi beklenmeksizin iddianame düzenlenerek dava açıldığı ve 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas,
2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, ön-ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek,
dava konusu eşya konusunda uzman bilirkişiye incelettirilip CİF değerinin belirlenmesi ve bu miktar üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değerin daha lehe olması halinde bu değer üzerinden, aksi halde soruşturmada belirlenen gümrüklenmiş değer üzerinden yeniden ön-ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre;
1-Suça konu sigaralara ilişkin kargoların göndericisi olarak görünen şahıslar hakkında soruşturma aşamasında tefrik ve yetkisizlik kararları verildiği anlaşılmakla, bu evrakın akibeti araştırılıp, gerektiğinde dosyalar birleştirilerek, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği hususu gözetilmeksizin eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Yine, sanığın yargılama aşamasında mahkemeye sunduğu dilekçesinde, araştırmaları sonucunda kargolarının göndericisinin ... isimli şahıs, telefon numarasının ise ... olduğunu tespit ettiğini bildirmesi karşısında, bu şahısın kimlik bilgileri ve açık adresi tespit edildikten sonra, beyanına başvurulması, ortaya çıkacak duruma göre gerektiğinde hakkında suç duyurusunda bulunulup dava açtırdıktan sonra dosyalar birleştirilip, tüm deliller birlikte değerlendirildikten sonra sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
3-Hükme dayanak yapılan soruşturmaya ait belgeler, olay-el koyma tutanağının onaysız fotokopiden ibaret olması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/4697, K. 2013/2216, 24 Ocak 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama