KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/5933 E., 2010/7604 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2279 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Beraatine
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-2279 sayılı yasaya muhalefet suçlarında gerçek kişiler müdahil olamayacağından, suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen müşteki ...'ın müdahilliğine karar verilmesi temyize hak bahşetmeyeceği cihetle, müşteki vekilinin temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-Suçtan doğrudan doğruya zarar gören kurum olan Maliye Hazinesinin yokluğunda verilen kararın usulüne uygun olarak tebliğinden sonra vekilince hükmün temyiz edildiği, ancak duruşma safhasında davadan haberdar edilmediğinden davaya müdahale hakkı tanınmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK.nun 234.maddesinde mağdur ile şikayetçinin soruşturma ve kovuşturma evresinde hakları düzenlenmiş olup kovuşturma evresinde en başta duruşmadan haberdar edilme ve kamu davasına katılma hakkının sayıldığı ve anılan maddenin 3.fıkrasında bu hakların, suçun mağdurları ile şikayetçiye anlatılıp açıklanıp bu hususun tutanağa yazılacağının belirtildiği,
237/1.maddesinde "Mağdur, suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişiler ile malen sorumlu olanlar, ilk derece mahkemesindeki kovuşturma evresinin her aşamasında hüküm verilinceye kadar şikayetçi olduklarını bildirerek kamu davasına katılabilecekleri" ve 238/1-2.maddelerinde ise "katılmanın, kamu davasının açılmasından sonra mahkemeye dilekçe verilmesi veya katılma istemini içeren sözlü başvurunun duruşma tutanağına geçirilmesi suretiyle olacağı ve duruşma sırasında şikayeti belirten ifade üzerine, suçtan zarar görenden davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulacağı" hükümleri karşısında;
hazinenin 2279 sayılı yasadan kaynaklanan davalarda müdahale hakkı ve kararı temyize yetkisi bulunduğu ve talep halinde müdahillik kararı verilmesi gerektiği, hazine vekilinin temyiz dilekçesi ile birlikte davaya katılma talebinde bulunduğu ancak gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle bu hususun telafisinin mümkün olmadığı düşünülerek katılan kurum vekilinin temyizine yönelik yapılan incelemede;
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/5933, K. 2010/7604, 1 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama