KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/610 E., 2013/21400 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülüğüne
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yapılan duruşma sonunda toplanan deliller, karar yerinde irdelenerek suçlarının sübutu kabul edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde aşağıda gösterilen sebepler dışında bir isabetsizlik bulunmamış olduğundan sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ve duruşmalı inceleme sırasında ileri sürdüğü sair hususlara değinen temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1-Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca;
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet;
İşlem yapma yetkisinde limit belirlenmiş ise, limitin üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse, eylem basit zimmet;
Tediye fişine başka mudilerin imzası alınmak suretiyle gerçekleştirilen işlemlerde, eylem basit zimmet;
Mudinin yanıltılarak veya kandırılarak imzalatılan boş bir tediye fişini kullanıp, mudinin bilgi ve talimatı olmaksızın hesabından para çekerek mal edinilmiş ise, eylem nitelikli zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet;
Sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Yukarıda anılan hususlar dikkate alınarak, dava konusu tüm belgeler getirtilip, imzaları taklit edilen banka müşterilerinin hesap kartonlarındaki imzaları ile sanık tarafından düzenlenen belgelerdeki imzalar karşılaştırılarak, iğfal kabiliyetinin olup olmadığı hususu belirlendikten sonra dosyanın üniversitelerden bankacılık konusunda uzmanlaşmış bir öğretim görevlisi,
bir ceza hukukçusu ile bankacılık konusunda fiilen görev yaparak uzmanlaşmış bir kişiden oluşturulacak bilirkişi heyetine tevdii ile her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıkları ve nitelikli zimmet ve basit zimmet miktarlarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek sonucuna göre hapis ve adli para cezasının tayin edilmesi,
nitelikli oldukları tespit edilen eylemler yönünden tayin edilecek hürriyeti bağlayıcı ceza yanında nitelikli zimmet sonucu oluşacak banka zararının üç katından az olmayacak şekilde para cezası verilmesi gerektiği de gözetilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetersiz bilirkişi raporlarına itibarla eylemlerin tamamı nitelikli zimmet kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/610, K. 2013/21400, 6 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama