KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/6290 E., 2010/16929 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5411 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Sanıklar ... ve ...`in hükümlülüklerine, hak yoksunluğuna, diğer sanıkların beraatlerine
Karar Metni
420 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Katılan vekilinin beraat eden sanıklara yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, katılan vekilinin verinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA,
II-Sanıklar ... ve ...'a yönelik yapılan temyiz incelemesinde. Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit/ihtilasen zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; eylemlerin 4389 ve 5411 sayılı yasalar zamanında olanları belirlenerek;
mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "... suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse ..." şeklinde iken, 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/2.maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup;
A-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
B-Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil kabaca incelemede ilk bakışta sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (bilirkişi-grafoloji uzmanı vs.)sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
C-Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada ihtilasen zimmet,
D-Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada
basit zimmet,
E-Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
F-Gişe yetkilisinin(limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşacaktır.
Yukarıda belirtilen ilkeler ışığında bilirkişiler raporunda belirtilen zimmet fiillerinin işleniş şekline ve tüm dosya kapsamına göre ihtilasen zimmete konu para miktarının mahkemece kabul edilen miktarın üzerinde bulunduğu anlaşılmakta ise de aleyhe temyiz bulunmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 108.108,23TL nisbi temyiz onama harcının sanık ...'dan,78.406,39 TL nibi temyiz onama harcının sanık ...'den alınmasına, 13.12.2010 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
TCK.nun 43.maddesi uygulanırken, yasal gerekçe gösterilmeden 1/4 yerine 1/3 oranında artırım yapılması nedeniyle, hükmün bozulması gerektiği düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/6290, K. 2010/16929, 13 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama