KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/8127 E., 2013/4740 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli Dolandırıcılık
- Hüküm
- Hükümlülüğüne
Karar Metni
232 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 5237 sayılı TCK.nun 7.maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 102/4 ve 104/2.maddelerinde öngörülen zamanaşımı sanık lehine olup 24.09.2003 suç tarihinden itibaren temyiz inceleme gününde zamanaşımı tahakkuk etmiş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan maddeler gereğince sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 07.02.2013 günü oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
Suç tarihlerinde, katılan ... ve Kredi Bankası Sıhhiye ve Kızılay şubelerinde bireysel müşteri temsilcisi olarak çalışan sanığın, görevi kapsamında müşteri hesapları açmaya, kapamaya ve onlar namına bank kart, telekart talep etmeye ve teslime yetkili olduğu, yine görevinin sağladığı yetki ile müşterilerin kişisel ve hesap bilgilerini sistemden gördüğü; bu bilgileri kullanmak sureti ile mudi olan, ..., ..., ... ve ... adlarına bilgi ve istemleri dışında telekart isteminde bulunduğu, kartları şifreleri ile birlikte banka şubesine getirtip teslim aldığı,
daha sonra müştekilerin evvelce mevcut olan yatırım hesaplarına çıkarttığı telekart hesaplarını aktarma yaparak banka dışında bulunan otomatik para çekme makinalarından para çekme eylemlerini gerçekleştirdiği, çalıştığı bankanın menfaatlerini gözetmek ve menfaatleri doğrultusunda hareket etme görevi bulunan sanık açısından pozisyonu gereği anılan eylemleri işleme şeklindeki hareketi dolandırıcılık olmayıp; bankanın parasını zimmetine geçirme niteliğinde olduğundan, eylemin dolandırıcılık kabul edilip zamanaşımı nedeni ile kamu davasının ortadan kaldırılmasına yönelik sayın çoğunluğun kararına muhalif kalmaktayız.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/8127, K. 2013/4740, 7 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama