KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2010/9759 E., 2013/3404 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2013
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zimmet
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-) Sanık hakkında mudiler ...-..., ..., ..., ... ve ...’nün hesaplarında yapılan işlemler nedeniyle kamu davası açıldığı gözetilmeden, iddianame kapsamında olmayan diğer mudilerle ilgili işlemlerin de banka zararına dahil edilmesi,
2-) 25.11.2000 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 4603 sayılı Yasanın 1. maddesinin 2. ve 5. fıkraları uyarınca, Türkiye Halk Bankası, T.C. Ziraat Bankası ve T.C. Emlak Bankası ile birlikte özel hukuk statüsüne tabi tutularak, anonim şirket haline dönüştürülmek suretiyle, personeli hakkında 233 ve 399 sayılı KHK’ların uygulanması olanağı ortadan kaldırılmış, bu suretle de anılan banka personelinin memur gibi cezalandırılmaları olanaksız hale getirilerek,
bu personelin zimmet ve nitelikli zimmet eylemleri nedeniyle, 765 sayılı TCY’nın 202. maddesinin tatbik yeteneği ortadan kaldırılmış ise de, anılan değişiklikle, banka mensuplarının bu tür eylemleri suç olmaktan çıkarılmamış, banka aleyhine gerçekleştirdikleri zimmet ya da nitelikli zimmet eylemleri 4389 sayılı Bankalar Yasasının 22. maddesinin 3. fıkrası ve 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 160. maddesinin 1. ve 2. fıkraları ile yaptırım altına alınmıştır.
765 sayılı TCY’nın 2/2. maddesinde öngörülen “sonradan yürürlüğe giren yasanın, lehte hükümler taşıması durumunda önceden işlenen suçlar yönünden de, tatbik ve infaz edileceği” kuralı gereğince, 25.11.2000 tarihinden önce Türkiye Emlak Bankası personelinin işlemiş olduğu zimmet suçlarında, 4389, 5411 sayılı Yasanın ve 765 sayılı TCY’nın 202. maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak, lehe olan yasa hükümleri uygulanmak suretiyle sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, olayda uygulama yeri bulunmayan ve kamu görevlilerine özgü zimmet suçunu düzenleyen 5237 sayılı TCK.nun 247. maddesinin tatbiki suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
3-) İddianame kapsamındaki mudilerin hesaplarından gerçekleştirilen işlemlere ilişkin olmak üzere;
Sanığın tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit/nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından; mülga 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinin ikinci cümlesinde nitelikli zimmet suçunun kriteri "...suç, bankayı aldatacak ve fiilin açığa çıkmamasını sağlayacak her türlü hileli faaliyette bulunmak suretiyle işlenirse..." şeklinde iken 01.11.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık kanununun 160/2.maddesinde basit ve nitelikli zimmet fiillerinin ayırımında "suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi" kriteri kabul edilerek, "bankayı aldatıcılık" unsuru kaldırılmış olup;
A- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza benzetilmiş ve aldatıcı ise 5411 sayılı yasaya göre, nitelikli zimmet, sahtecilik mudinin bankada mevcut tatbiki imzaları ile karşılaştırıldığında anlaşılamıyorsa banka aldatılmış olacağından 4389 sayılı yasaya göre de nitelikli zimmet,
B- Tediye fişinde mudiye ait sahte imza aldatıcı değil, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılıyorsa 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet, kabaca incelemede sahte olduğu anlaşılamıyor ancak detaylı inceleme (Bilirkişi - Grafoloji uzmanı vs.) sonucunda iğfal kabiliyetinin bulunmadığı kanaatine varılabiliyorsa 4389 sayılı yasada basit zimmet 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
C- Tediye fişine kandırılarak mudi imzası alındıktan sonra kullanılmış ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada nitelikli zimmet,
D- Tediye fişinde mudi imzası yok ve boş ise 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
E- Tediye fişi imha edilmiş veya düzenlenmeden mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet,
F- Gişe yetkisinin (limitinin) üzerinde olan işlemle mal edinme gerçekleşmişse 4389 sayılı yasa ve 5411 sayılı yasada basit zimmet suçu oluşacaktır.
Yukarıda anılan hususlar nazara alınarak, gerektiğinde bilirkişi incelemesi de yaptırılıp, her bir işlem bakımından ayrı ayrı basit/nitelikli zimmet olup olmadıklarının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde tespit edilerek, kazanılmış hakkı da gözetilmek suretiyle, bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/9759, K. 2013/3404, 6 Şubat 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama