KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/11045 E., 2013/22190 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5846 sayılı yasaya muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülüğe
Karar Metni
601 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I- Sanığın sorumlusu olduğu ...'da yapılan tespitte "... ... me" adlı şarkının çaldığının, iş yerinde "... on ..." adlı albümün de bulunduğu tespit edilmiştir.
Müşteki meslek birlikleri "... on ..." adlı albümle ilgili hukuken geçerli hak sahipliği belgelerini sunmuşlar, "... ... me" adlı şarkı ile ilgili olarak da ... ve ..., ... ile ... ve ... ile ... isimli meslek birlikleri arasında eser adı belirtilmeden yapılan sözleşmeler ile kendi veri tabanlarını hak sahipliği belgesi olarak ibraz etmişlerdir.
5846 sayılı yasanın 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı yasa ile değişik soruşturma ve kovuşturma usulünü düzenleyen 75.maddesindeki "71 ve 72.maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma ve kovuşturma yapılması şikayete bağlıdır. Yapılan şikayetin geçerli kabul edilebilmesi için hak sahiplerinin veya üyesi oldukları meslek birliklerinin haklarını kanıtlayan belge ve sair delilleri Cumhuriyet Başsavcılığına vermeleri gerekir.
Bu belge ve sair delillerin şikayet süresi içinde Cumhuriyet Başsavcılığına verilmemesi halinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir" ve suç tarihinde yürürlükte bulunan 75.maddenin 03.03.2004 tarih ve 5101 sayılı Yasanın 21.maddesi ile değişik 1.fıkrasındaki "71, 72 73 ve 80.maddelerde sayılan suçlardan dolayı soruşturma şikayete bağlıdır.
Şikayet üzerine hak sahiplerinin haklarını kanıtlayan belge ve/veya nüshaları Cumhuriyet Savcılığına sunmaları halinde kamu davası açılır.
Altı ay içinde bu belge ve/veya nüshaların sunulmaması halinde takipsizlik kararı verilir, bu Kanunun 76.madde hükümleri saklıdır..." şeklindeki düzenlemelere göre katılan ... vekilinin, yukarıda anılan yabancı meslek birlikleri ile aralarındaki sözleşmeyi ve eserin veri tabanındaki kayıtlarını hak sahipliği belgesi olarak ibraz ettiği, sözleşmede anılan meslek birliklerinin ...'a dava açma hakkını devrettiği açıkça hükme bağlanmış ise de, dosya içeriğindeki belgelerde anılan meslek birliklerinin ... ...
ME adlı eser üzerinde hak sahibi olduğuna dair bir bilgi ve belge olmadığı gibi, ... adlı kuruluşun kendi bünyesinde oluşturduğu veri tabanının da hak sahipliği belgesi olarak kabul
edilemeyeceği ve müdahilin şikayetçi olduğu tarihinden itibaren 6 aylık yasal şikayet süresi içerisinde hak sahibi olduğunu kanıtlayan başka belgeler ibraz etmediği, ... ON ... adlı albümle ilgili olarak hak sahipliği belgeleri ibraz edilmiş ise de; yapılan tespitte anılan eserin çalındığına dair bir ibare olmadığı ve anılan albümü bulundurmanın da suç teşkil etmeyeceği nazara alınarak kamu davasının düşürülmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
II- Sanık hakkında hükmedilen para cezasının gün para cezası yerine yıl karşılığı adli para cezası olarak tayin edilmesi,
III- Sanık hakkında tayin edilen para cezası taksitlendirilirken ve adli para cezasının hesabında yasa maddesinin gösterilmemesi,
IV- 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5.madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi gerekir. Dosya kapsamından suçun niteliği gereği meydana gelen zararın basit bir araştırma ile tespit edilebilecek nitelikte olmadığı ve dosyaya yansıyan tespit edilmiş bir zarar bulunmadığı gözetilmeden mahkemece zararın giderilmediği gerekçesiyle sanık hakkında CMK.nun 231.maddenin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/11045, K. 2013/22190, 5 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama