KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/12710 E., 2013/19019 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Sulh Ceza Mahkemesi
- Suç
- 2820 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Sanıkların hükümlülüklerine
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I-Sanık ...'nın temyizine göre yapılan incelemede;
Sanığın yasal süresinden sonra vaki temyiz isteğinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca sanığın temyiz isteminin REDDİNE,
II-Sanıklar ..., ..., ... müdafii ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın temyiz itirazlarına gelince;
Sübuta, vasfa yönelik sair temyiz itirazları yerinde değilse de;
1-5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinde düzenlenen suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararı aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK.nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verileceği anlaşılmaktadır.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı kararında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir.
Bu ilkeler çerçevesinde her olaya özgü ayrı değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığının anlaşılması halinde, CMK.nun 231. maddesindeki diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışma konusu yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekmektedir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar da dikkate alınıp; sanık ...'nın suç tarihi itibariyle 3167 sayılı Kanuna muhalefet suçundan mahkumiyeti bulunmakta ise de, 20.12.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak yeni düzenlemeler getirildiği ve sanığın sabıkasına konu eylemin suç olmaktan çıkarılıp çıkarılmadığı tespit edildikten sonra, suç olmaktan çıkarılmış olması halinde adli sicil kaydından silinme koşullarının oluşacağı; sanık ...'ın adli sicil kaydındaki Ardahan Asliye Ceza Mahkemesince verilen sabıkasının kasıtlı suça ilişkin olmadığı;
diğer sanıkların da suç tarihi itibariyle adli sicil kayıtları nazara alınarak; somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar olup olmadığının tespit edilmesi, buna göre sanıklar hakkında CMK.nun 231/5. maddesindeki objektif koşullar yanında kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyecekleri hususu değerlendirilerek sonucuna göre uygulama yapılmasının gerekmesi,
2-Sanık ...'nın sabıkası nedeniyle hakkında tekerrür hükümleri uygulanmış ise de, 20.12.2009 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu ile 3167 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak yeni düzenlemeler getirildiğinden, sanığın sabıkasına konu eylemin suç olmaktan çıkartılıp çıkartılmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının, verilen cezasının ertelenip ertelenmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3-Sanık ...'ın suç tarihi itibariyle mevcut olan sabıkası kasıtlı suça ilişkin olmadığı halde, verilen cezasının ertelenmesine yer olmadığına karar verilirken sabıkasının da gerekçe olarak gösterilmesi ve ayrıca hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/12710, K. 2013/19019, 16 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama