KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/378 E., 2012/2355 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2012
Karar Metni
294 kelime·1 dk okuma
2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na aykırılıktan şüpheliler ..., ..., ..., ... ve ... haklarında yapılan soruşturma evresi sonucunda Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27/10/2009 tarihli ve 2008/144369 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine dair, Sincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13/04/2010 tarihli ve 2010/466 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 08.12.2010 gün ve 72695 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 24.12.2010 gün ve KYB.
2010-322145 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; ... Dinlenme Yeri A.Ş.'nin, ... Ekolojik Üretim ve Dağıtım Sistemleri A.Ş. ile yaptığı genel acentelik sözleşmesi kapsamında 2002 ila 2006 yılları arasında ... Ekolojik A.Ş.'ne örtülü kazanç aktarımında bulunarak mal varlığında azalma olduğundan bahisle ... tarafından yapılan suç duyurusu üzerine, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, ...
Dinlenme Yeri A.Ş.'nin 20/05/2002 ila 31/05/2004 tarihleri arasındaki dönemde kestiği faturalarla ilgili olarak, suçun işlendiği dönemde yürürlükte olan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102/4.maddesinde öngörülen 5 yıllık dava zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, aynı suç duyurusunda yer alan 2004 ila 2006 yılları arasındaki dönemle ilgili olarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 26/10/2009 tarihli ve 2008/144639 soruşturma, 2009/30720 sayılı iddianamesi ile kamu davası açılmış olduğu,
ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara konu işlemlerin açılan davanın devamı niteliğinde olup, şüphelilerin tek suç işleme kararı çerçevesinde hareket ettikleri ve suç tarihinin son işlem tarihi olan 2006 yılı olduğu kabul edildiğinde, dava zamanaşımı süresinin henüz dolmamış olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/378, K. 2012/2355, 15 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama