KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2011/3919 E., 2012/7126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülüğüne, müsadereye, iadeye
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Atılı eylem için, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 4. maddesinde yalnızca tazmini nitelikte para cezası öngörülmekte olup, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı yasanın 3. maddesinde ise hürriyeti bağlayıcı cezaya ilaveten adli gün para cezasını, 4926 sayılı yasanın ise para cezası öngörmesi nedeniyle sanık lehine olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hürriyeti bağlayıcı ceza öngören 5607 sayılı yasanın tatbiki suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi,
II-4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle,
açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek dava konusu eşya hakkında konusunda uzman bilirkişilerin kovuşturma aşamasında tespit ettiği CİF değerin soruşturma aşamasında tespit edilen CİF değerden daha düşük ve sanık lehine olduğu anlaşılmakla gümrük idaresine lehe olan CİF değer üzerinden hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden sanığa yeniden ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesinin gerekmesi,
III-5271 sayılı CMK.nun 5560 sayılı yasa ile değişik 231. maddesinin 5. ve 14. fıkralarında değişiklik yapan 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5237 sayılı TCK.nın 7. maddesi dikkate alınarak, yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunduğu gözetilmeden, bu husus tartışmasız bırakılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/3919, K. 2012/7126, 5 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama