KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2012/18132 E., 2013/13478 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 sayılı kanuna muhalefet
- Hüküm
- Sanığın hükümlülüğüne, müsadereye ve iadeye
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan vekilinin 16.03.2010 hakim havaleli dilekçesi ile temyizden vazgeçtiği anlaşılmakla sanığın temyizine yönelik incelemede; I-Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34.maddesi uyarınca sanığa 07.10.2005 tarihinde tebliğ edilen ödeme önerisi üzerine anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden dava açılmış olup, sanığa yeniden ödeme önerisi tebliğ edilip, sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, ödeme önerisine uyulmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi,
II-4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan;
dava konusu eşya üzerinde bilirkişi tarafından tespit edilen CİF değerin sanığın lehine olduğu ve bu değer üzerinden belirlenen gümrüklenmiş değere göre yeniden önödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
1-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan karar verilmesi,
2-Kaçağa konu eşyanın kişisel tüketimi aşan ve ticari mahiyet taşıyan niteliği, nakil şekli ve kaçakçılık kastının yoğunluğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına engel olmaması karşısında sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurulup, yeniden suç işleyip işlemeyeceği hususu tartışılıp, edinilen kanaate göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/18132, K. 2013/13478, 18 Haziran 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama