KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2012/22160 E., 2013/18307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2013
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4926 sayılı yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere
Karar Metni
375 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Kaçak eşyanın ele geçmemesi ve müsaderesine karar verilememesi karşısında 4926 sayılı yasanın 4/4. maddesi uyarınca ayrıca eşyanın gümrüklenmiş değeri kadar cezaya hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmeyerek sanığa eksik ceza tayini ve sanık aleyhine katılan lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmemesi,
1- Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34.maddesi uyarınca, sanığa 25.07.2006 tarihinde tebliğ edilen ödeme önerisi üzerine anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden dava açılmış olup, yasa ile konulmuş sürenin değiştirilemeyeceği gözetilerek ve, 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas,
2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan; ön ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sırasında dava konusu eşya konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilen CİF değerin daha lehe olduğu gözetilerek, bu değer esas alınmak suretiyle yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği hususunun gözetilmemesi,
Kabule göre de;
2- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nın 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı Yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek;
Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/22160, K. 2013/18307, 18 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama