KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2014/8412 E., 2015/877 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Ocak 2015
Karar Metni
758 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
4733 sayılı kanuna muhalefet
KARŞI OY
Sanık tarafından kaçak sigara naklinde kullanılan aracın, "iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu " gerekçesiyle mahkemece ruhsat sahibine iadesine karar verilmesine karşın, daire aracın fiilen kimin tarafından kullanıldığının kolluk marifetiyle araştırılması, suç tarihinde kayıt maliki...'ın sürücü belgesinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve geçmişe yönelik olarak varsa bu aracın sürücü olarak sanık hakkında trafik kurallarına aykırılıktan verilmiş para cezası bulunup bulunmadığı hususları araştırılıp birlikte değerlendirilerek aracın iyiniyetli 3.kişiye ait olup olmadığı belirlendikten sonra müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerektiği hususlarını bozma nedeni yapmıştır.
Yerel mahkeme hükmü sadece sanık tarafından temyiz edilmiştir. Aleyhinde temyiz yoktur.
CMUK'nun 326.maddesi son fıkrası aleyhe temyiz olmadığı takdirde, yeniden verilecek hüküm önceki hükümle verilen cezadan ağır olamaz hükmünü amirdir.
Çoğunluk görüşüne göre her ne kadar zoralımın güvenlik tedbiri olduğu, ceza niteliği olmadığından aleyhe bozma yasağına konu olamayacağı kabulü ile inceleme yapımış ise de; mahkemece iadesine karar verilen eşya bizatihi yasak nitelikte yasalar gereği zoralımı zorunlu bir eşya olmayıp, kaçak eşya naklinde kullanılan taşıma aracıdır. Aracın kendisi kaçak olmayıp, yasa dışı yollardan elde edildiğine dair de hiçbir belge yoktur.
Bu nitelikteki bir aracın zoralımı, sanığın mülkiyet hakkını sonlandıran ceza niteliğini taşıyan bir karardır. Zoralımın, ceza yasasında güvenlik tedbirleri bölümünde düzenlenmesi her koşulda güvenlik tedbiri olduğu şeklinde yorumlanmamalıdır. Olayımızda olduğu gibi zoralım kararı, sanık yönünden ceza gibi sonuçlar doğurmaktadır. Bu nedenle de hukuki niteliği güvenlik tedbiri olarak yorumlanmaz. Sanık hakkının ihlali anlamına gelir.
Aleyhe bozma yasağının bir amacı da, sanıkların temyiz yasa yoluna başvurmaktan korkmamasını sağlamak, hak arama özgürlüğünün önünü açmaktır.
Anayasamıza göre T.C hukuk devletidir.
Hukuk devleti, devlet organlarının tüm eylem ve işlemlerinde hukuka uygun davranan devlet olarak ta tanımlanmaktadır.
CMUK'nun 326.maddesi son fıkrasının dar yoruma tabi tutularak, aleyhe değiştirmeme ilkesinin mutlak surette ve sadece verilen ceza miktarı ile sınırlı tutularak, sanık aleyhine sonuçlara yol açmak ceza ve usul yasalarının temel esprisine aykırı olup, hukuk devleti ilkesini de zedeler niteliktedir.
Suçta kullanılan nakil vasıtasının aleyhe temyiz olmadığı halde bozulması, sanık yönünden bozmaya uyulduğu taktirde önceki hükümden çok daha ağır hukuksal sonuçları doğuracağı açıktır.
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı II nolu bozma kararına katılmıyorum.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2014/8412, K. 2015/877, 12 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama