KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2015/16263 E., 2016/3348 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4389 sayılı Yasaya aykırılık
- Hüküm
- Hükümlülük
Karar Metni
276 kelime·1 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
... Karlıova Şubesi'nde veznedar olarak çalışan sanık ...'ın kendisine ya da diğer banka görevlilerine ait bilgisayar şifrelerini kullanarak usulsüz olarak muhtelif tarihlerde 392050 numaralı geçici hesaba borç kaydetmek suretiyle bazı mudilere ait hesaplara 8 adet işlemle toplam 22.580 TL aktardığı ve aktardığı bu paraları yine değişik tarihlerde nakden çekerek ya da kredi kartı hesabına yatırmak suretiyle hesaben zimmetine geçirdiği iddia olunarak açılan kamu davasının yargılaması sonucunda sanık hakkında nitelikli zimmet suçundan mahkumiyetine karar verilmiş ise de;
Zimmetin, banka içi kayıtların olağan bir denetimi, araştırma ve karşılaştırılması suretiyle kesin bir biçimde ortaya çıkarılabilecek durumda olması halinde basit olarak nitelendirilmesi mümkün olup ayrıca;
Tediye fişleri kullanılarak banka parasının zimmete geçirilmesinde fiilin, basit ya da nitelikli zimmet suçunu oluşturup oluşturmayacağının değerlendirilmesi bakımından;
Tediye fişleri bulunamamış ya da bulunan tediye fişlerinde mudi imzası yok ise, eylem basit zimmet;
Tediye fişine mudi yerine sahte imzalar atmak suretiyle gerçekleştirilen işlemler ile ilgili olarak, fişler üzerindeki sahte imzaların ilk bakışta ve basit bir inceleme ile sahteliğinin anlaşılması halinde eylem basit zimmet, sahteciliğin aldatıcılık özelliğinin bulunması halinde ise eylem nitelikli zimmet suçunu oluşturacaktır.
Somut olayda tediye fişlerinin yazdırılmamış olması nedeniyle sanığa atılı eylemin 5411 sayılı Yasanın 160/1.maddesine uygun basit zimmet suçunu oluşturacağı gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2015/16263, K. 2016/3348, 2 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama