KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2017/2691 E., 2018/8164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2018
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 4733 sayılı Yasaya muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere, tasfiye
Karar Metni
506 kelime·3 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Yokluğunda verilen hüküm, o tarihte Cezaevinde bulunan sanığa 05.01.2015 tarihinde tebliğ edilmiş ise de; tebliğ evrakında 5271 sayılı CMUK.nun 35/3. maddesi gereğince kararın kendisine okunup anlatıldığına dair ibarenin açıkça yazılı şekilde bulunmadığı ve sanığın talebi üzerine İzmir 9. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 22.12.2014 gün ve 2014/1574 Esas 2014/1609 sayılı kararı ile ...'ün vasi tayin edilmiş olduğu halde yasal temsilciye yapılmayan tebligatın usulsüz olduğu anlaşılmakla, UYAP kayıtlarının incelenmesinde 19.08.2016 tarihinde Cezaevinden ayrılan sanığın temyiz isteği süresinde kabul edilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 08.04.2014 tarih ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususuna ilişkin olarak;
Sanığın 23.10.2011 tarihinde sigara satışı yaptığının tespit edilmesinden sonra, bu eylemi ile ilgili olarak henüz kamu davası açılmadan 05.11.2011 tarihinde yine bandrolsüz sigara satışı yaptığının tespit edilmesi, 23.10.2011 tarihli eylem ile ilgili olarak 06.12.2011 tarihinde, 05.11.2011 tarihli eylem ile ilgili olarak da 21.12.2011 tarihinde iddianame düzenlenmesi,
açılan her iki kamu davasında aynı mahkemenin farklı dosyalarında yapılan yargılamalar sonucunda verilen mahkûmiyet hükümlerinin TCK.nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tespiti bakımından birleştirilerek sanığın hukuki durumunun yeniden takdir edilmesindeki zorunluluk nedeniyle Dairemizce bozulmasına karar verilmesi üzerine dosyalar birleştirilerek yargılamaya devam olunmuş ise de; eylemlerin benzer mahiyette olduğu, suçun işlendiği yerin aynı yargı çevresi olduğu, eylemler arasında makul süre geçtiği ve hukuki kesinti bulunmadığı gözetilmeksizin, ''Sanığın sonraki eylemini 05/11/2011 tarihinde gerçekleştirdiği,
yakalanarak sattığı sigaralara el konulduğu, savunmasının alındığı, eylemin kesildiği, diğer eylemini ise 23/10/2011 tarihinde gerçekleştirdiği, Cumhuriyet savcılarının iddianameleri geç ya da erken yazmalarının suçun niteliğini değiştirmeyeceği aksi takdirde hızlı dava açan Cumhuriyet savcıları yönünden sanıklar hakkında her suç bağımsız olarak gerçekleştikten sonra daha geç dava açan Cumhuriyet savcıları yönünden ise sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının ceza adaletine de uygun olmadığı, her iki eylemin arasında yeterli bir sürenin geçtiği, sanığın yeni bir kastla atılı suçu işlediği,
suçun niteliğini sanığın eyleminin belirlediği, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin oluşmadığı'' şeklindeki yasal olmayan gerekçe ile TCK.nun 43. maddesindeki zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek iki ayrı cezaya hükmedilmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2017/2691, K. 2018/8164, 12 Temmuz 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama