KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2018/496 E., 2020/16082 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Kasım 2020
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- 5607 sayılı Kanuna muhalefet
- Hüküm
- Hükümlülük, müsadere
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I) Katılan ... İdaresi vekilinin nakil aracının müsaderesine hasren temyiz ettiği gözetilerek yapılan incelemede; İddianamede müsaderesi talep edilmeyen nakil aracı hakkında mahkemece herhangi bir hüküm kurulmadığından ve bu suretle incelemeye konu hüküm bulunmadığından temyiz incelemesi yapılmasına yer olmadığına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, II) Sanık ...’ın hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz talebine göre yapılan incelemede;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi,
yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Kabule göre;
Sanığın, 16.03.2015 havale tarihli temyiz dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu Şırnak Devlet Hastanesinden alınma " Hafif mental retardasyon-organik olmayan psikoz hastalığı" teşhisli ve özür oranının % 70 olarak gösterildiği özürlü sağlık kurulu raporu nazara alınarak 5237 sayılı TCK’nun 32. maddesi uyarınca sanığın suç tarihi itibariyle işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini etkileyen bir akıl hastalığı ya da akıl zayıflığının bulunup bulunmadığı hususunda rapor alınıp sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerekmesi,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2018/496, K. 2020/16082, 9 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama