KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2019/7144 E., 2023/2431 K.·Malen Sorumlu ,...
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2023
- İncelenen kararın mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/248 E., 2015/795 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi
- Temyiz edenler
- Sanıklar
- Tebliğname görüşü
- Kısmî Düzeltilerek Onama, kısmî Bozma
Karar Metni
1.253 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2015 tarihli ve 2015/248 Esas, 2015/795 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollaması ile aynı maddenin beşinci ve onuncu fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 54 üncü maddesinin
dördüncü fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ... hapis ve 2.500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, hak yoksunluklarına, eşya müsaderesine, tasfiyeye, nakil aracının müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık ...'un Temyiz Sebebi
Sanık ...'un hükmü temyiz sebebi göstermeksizin temyiz ettiği anlaşılmıştır.
B. Sanık ...'un Temyiz Sebebi
Araçtaki zuladan ve zulada bulunan sigaralardan haberinin olmadığına, taziye için memleketi olan Akçakale'de bulunduğu sırada Adana iline gitmek amacıyla Tarsus ilçesine gideceğini söyleyen kuzeni diğer sanık ...'nın idaresindeki araca bindiğine, savunma hakkının kısıtlandığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Sanıklardan ...'un sevk ve idaresindeki diğer sanık ...'in ise yolcusu bulunduğu sanık ...'nın annesi olan malen sorumlu Medle Akkurt adına kayıtlı 34 SKN .. plaka sayılı aracın kolluk görevlilerince seyir halinde iken şüphe üzerine durdurulduğu, Adana 3. Sulh Ceza Hakimliğinin 2015/1292 Değişik İş sayılı arama kararı ile araçta yapılan aramada aracın arka koltuğu ve bagajı arasındaki zula tabir edilen gizli bölmede, aracın ön motor kaputu ve motoru çevresinde toplamda 338 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır
3.Sanık ...'un savunmasında; aracın annesine ait olduğunu, sac bölmeyi araca kendisinin yaptırdığını, sigaraları kendisinin alarak araca koyduğunu, bir kısmını içecek bir kısmını satacak olduğunu, diğer sanığın olayla ilgisinin bulunmadığını belirtmiştir. Sanık ...'un ise savunmasında; Adana ilinde mevsimlik işçi olarak çalışmakta iken taziye için Akçakale ilçesine gittiğini, geri dönüş zamanı geldiğinde Tarsus ilçesine gidecek olduğunu öğrendiği kuzeni olan diğer sanık ...'dan kendisini Adana iline bırakmasını istediğini, aracın kaçak sigara yüklü olduğundan haberinin olmadığını belirtmiştir.
4.Malen sorumlu ...'un beyanında; aracın gerçek sahibinin oğlu sanık ... olduğunu, kendisinin sadece kayıt maliki olduğunu, araçtaki zuladan haberinin olmadığını belirtmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
Sanık ...'un aşamalarda yolcusu bulunduğu araçtaki kaçak sigaralardan haberinin olmadığını belirttiği, aracın sürücüsü olan diğer sanık ...'nın da doğrular mahiyette beyanda bulunduğu, dava konusu kaçak sigaraların dışarıdan görülmesi mümkün olmayan araçtaki gizli bölmede, ön motor kaputu ve motoru çevresinde ele geçirilmeleri karşısında; sanık ...'un atılı kaçakçılık suçuna iştirak ettiğine dair mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak kesin, yeterli ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeksizin beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
1.Sanığın idaresindeki haricen de kendisine ait olduğu anlaşılan aracın gizli bölmesinde dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olan 338 karton kaçak sigaranın ele geçirilmiş olması, sanığın kısmi ikrarı ve tüm dosya kapsamında göre atılı kaçakçılık suçunun sübuta erdiği anlaşılmış olup hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Yapılan arama işlemine dayanak olarak gösterilen 2015/1292 Adana 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2015/1292 Değişik İş sayılı arama kararının aslı ya da onaylı örneği denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
3. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle;
10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği,
yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunmaktadır.
4.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.
Hakkında erteli olmayan hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur
5.Dava konusu eşyanın müsaderesi ile yetinilmesi gerekirken söz konusu eşyanın tasfiyesine de hükmedilmesi;
6.Nakil aracının müsaderesi sırasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi;
7.İki sanığın da mahkûmiyetine karar verildiği halde katılan lehine hükmolunan vekalet ücretinin "sanıktan alınarak katılana verilmesine" yazılması suretiyle hüküm tesisi;
8.Yargılama giderleri ile ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'un 324 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki "Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir'' şeklindeki açık hüküm ile Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 26.05.1935 tarihli, 111/7 sayılı "...yargılama giderleri hükmün tamamlayıcı parçası olduğundan ilamlarda açıklanmalı, kime yükletileceği belirtilmedir" ve yine Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 02.05.1966 tarihli, 4/3 sayılı "...tefhim edilmekle hükmün esasını oluşturan kısa kararda yargılama giderinin miktarı ve kime ne miktada yükleteceği belirtilerek,
sanığın yükümlülüğü öğrenmesinin sağlanması ve bu sayede sanığın yargılama giderlerine karşı temyiz davası açıp açmama hususunda karar verme olanağı tanınması gerektiğini'' belirten kararları karşısında, hükmün esasını oluşturan kısa kararda, sanıkların yükümlülüklerini öğrenmeleri ve buna göre yargılama giderleri yönünden temyiz yoluna başvurup başvurmayacakları hususunda karar vermesine imkan tanımak için,
yargılama giderlerinin kime yükleneceğinin ve bu yükümlülüğün ne miktar olacağının belirtilmesi gerektiği gözetilmeksizin kısa kararda yargılama gideri kısmı boş bırakılarak yargılama giderleri ile ilgili miktar açıklanmadan usul ve yasaya aykırı hüküm kurulması,
Hususları hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.09.2015 tarihli ve 2015/248 Esas, 2015/795 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2019/7144, K. 2023/2431, 15 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama