KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2020/7010 E., 2024/823 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/310 E., 2015/534 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Sanıklar hakkında ayrı ayrı beraat, kaçak eşyanın müsaderesi
- Tebliğname görüşü
- Bozma
Karar Metni
485 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; kararın kanuna aykırı olduğuna, yeterli inceleme yapılmadığına, sanıkların mahkûmiyeti gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
26.06.2015 tarihinde saat 21.15 sıralarında, petrol istasyonu yanında sanıkların içinde bulunduğu binek araç içerisinde görünen bir adet çuval ile bir adet siyah poşette sigara olduğunu beyan eden sanıkların rızası ile toplam 50 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık ...'nın aşamalardaki savunmalarında; içmek ve işyerindeki arkadaşlarına hediye etmek için akrabası diğer sanıktan sigara getirmesini istediğini, satmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
Sanık ...'in aşamalardaki savunmalarında; akrabası diğer sanığın içmesi için sigaraları getirdiğini, satmadığını beyan ettiği belirlenmiştir.
Sanık savunmaları, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre dava konusu eşyanın kaçak olduğu anlaşılmıştır.
Sanıklar ve kaçak eşya konusunda mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, somut olayda sanığa ait iş yerinde yapılan aramanın usul ve yasaya aykırı olduğu, usulsüz arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu,
bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, Anayasa'nın 38 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi ve 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, sanıkların atılı suça ilişkin inkarı karşısında; sanıkların mahkûmiyetini gerektirir nitelikte dosyada başkaca delil de bulunmadığı ve sanıklar hakkında bu nedenle beraat kararı verilmesi gerekirken;
sanıkların suç kastının bulunmadığı şeklindeki hatalı gerekçe ile beraat kararı verilmiş ise de, verilen beraat kararının, sonucu itibarıyla doğru olduğu belirlenmiştir.
Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.
Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine hükmedilmesi isabetli bulunmamıştır.
III.KARAR
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2020/7010, K. 2024/823, 24 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama