KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/13436 E., 2023/7233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2023
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2019/613 E., 2019/689 K.
- Suç
- 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na muhalefet
- Tebliğname görüşü
- Zamanaşımı nedeniyle düşme
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu,
aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle ve sanık hakkında hükmolunan netice cezanın türü ve miktarı itibarıyla, 1412 sayılı Kanun'un 318 inci maddesi uyarınca sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. GEREKÇE
1.1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’na (1086 sayılı Kanun) muhalefet suçu ile ilgili olarak mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 10.03.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 31.12.2010 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan kurulan hükmün
kesinleşmesi ve ihbarı üzerine hükmün açıklandığı, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde kasten yeni suç işlediği tarih arasında zamanaşımı süresinin durduğu belirlenmiştir.
2.1086 sayılı Kanun'un 113/A maddesi kapsamında kaldığı anlaşılan sanığın eylemi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102 nci ve 104 üncü maddeleri gereği 5 yıllık olağan ve 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörülmesine karşın, suçun işlendiği 22.12.2004 tarihinden hüküm tarihine kadar 7 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
II. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 03.12.2019 tarihli ve 2019/613 Esas, 2019/689 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/13436, K. 2023/7233, 20 Eylül 2023 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama