KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/13480 E., 2025/6644 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Mayıs 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2013/574 E., 2015/907 K.
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Beraat, mahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
- Temyiz edenler
- Katılan vekili, sanık ..., sanık ...
- Tebliğname görüşü
- Düzeltilerek onama
Karar Metni
693 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
II- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 15.02.2017 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden, Olay tutanaklarına göre, kargo aracılığı ile gelen kolilerde yapılan aramalarda 40 ve 45 karton kaçak sigara ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda;
5271 sayılı Kanun'un 206/2.-a, 271/2. ve, 230/1. maddelerinde hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir.
Adli aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116. maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119. maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet Savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır.
Dosya kapsamına göre; kolilerde arama yapılmasına ilişkin Sulh Ceza Mahkemesi'nden alınan arama kararı bulunmadığı gibi Cumhuriyet Savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni de bulunmadığı, usulüne uygun arama kararı alınmadan kolluk gücü tarafından yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanığın aşamalardaki savunmalarında suçlamaları kabul etmediği,
usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkumiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/13480, K. 2025/6644, 6 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama