KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/15736 E., 2024/1927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2014/612 E., 2016/232 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
672 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1. Sanık ...'un temyiz sebepleri; suçla ilgisi bulunmadığına, suç kastı olmadığına, hükmün usul ve Kanuna aykırı olduğuna ilişkindir.
2. Sanık ...'in temyiz sebepleri; diğer sanıktan ekmek üzere kiraladığı arazinin orman olduğunu bilmediğine, suç kastı bulunmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.
II. GEREKÇE
İhbar üzerine orman muhafaza memurlarınca yapılan kontroller esnasında, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde iki parça halinde tarla ile tarlaların haricindeki yerde baraka ve ağılın bulunduğunun
tespiti üzerine sanıklar hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 93/2. maddesine muhalefet suçundan kamu davası açılmıştır.
Mahallinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporlarında; suça konu arazinin orman olarak tescil edilen parsellerde yer aldığı belirtilmiştir.
Sanık ... savunmalarında; tarlayı diğer sanıktan iki çuval un karşılığında kiraladığını, ancak onun daha sonra bir şey talep etmediğini, baraka ve ağılın bulunduğu yerin ise kayınpederine ait olduğunu bildiğini, ağılın daha önceden yapıldığını, barakayı kendisini yaptığını beyan etmiştir.
Sanık ... savunmalarında; tarlalardan birinin ailesinden kaldığını ve diğerini ise satın aldığını, bu tarlaları 2000 yılından beri ekmediğini, kiralama karşılığında bir bedel almadığını beyan etmiştir.
Suça konu yerde bulunan sabit tesis niteliğindeki baraka ve ağılın müsaderesi hususunda dava açılması mümkün görülmüştür.
A. Sanık ...'in Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık ...'in diğer sanıktan kiraladığı tarlalar ile kullanmaya devam ettiği baraka ve ağıllarının bulunduğu suça konu yerde tutanak tarihinden önce orman kadastrosunun kesinleştiği nazara alınıp sanığın bu hususu bilmemesinin mümkün olmadığı kabul edilerek savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun görülmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Suça konu yerde bulunan baraka ve ağılın keşif tarihinde halen sanık tarafından kullanılması karşısında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/6-c maddesinde ön görüldüğü biçimde kamunun uğradığın zararın suçtan önceki hale getirilmemesi nedeniyle sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmamış olması bakımından hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış ve sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ...'un Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden
Sanık ...'un diğer sanığa kiraladığı tarlaların bulunduğu suça konu yerde tutanak tarihinden önce orman kadastrosunun kesinleştiği nazara alınıp sanığın bu hususu bilmemesinin mümkün olmadığı kabul edilerek savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun görülmesi ve tüm dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Ancak,
Mahallinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen orman bilirkişisi raporunda, toprağın yapısında bozulma olmadığının belirtilmesi nedeniyle suçtan doğan gerçek zararın mevcut olmadığının anlaşılması karşısında 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan, savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine muvafakat ettiğini beyan eden sanığın, 5271 sayılı Kanun'un 231/6-b maddesi gereği, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları gözönünde bulundurulup yeniden suç işleyip işlemeyeceği değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi
gerekirken kurum zararının giderilmediğinden ibaret gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
III. KARAR
A. Sanık ...'in Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmüne İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/15736, K. 2024/1927, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama