KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/16213 E., 2025/12755 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2025
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2015/306 E., 2016/286 K.
- Suç
- 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Mahkûmiyet, beraat
- Tebliğname görüşü
- Onama
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1-Ağaç Kesme Suçu Yönünden Katılan Vekilinin Temyiz İstemine Yönelik Yapılan İncelemede;
Davanın dayanağını oluşturan suç tutanağı, bilirkişi raporu, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın ağaçcık vasfındaki çalı emvalleri temin etme şeklinde gerçekleşen eyleminin idari yaptırımı gerektiren kabahati oluşturacağı cihetle, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun (5326 sayılı Kanun) 24. maddesindeki "Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir." amir hükmü karşısında,
sanığın eyleminin 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 91. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında kalan emval temini olduğu ve 5326 sayılı Kanun gereğince kabahat nevinde olup eylem tarihi olan 13.01.2015 tarihi ile inceleme tarihi arasında 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesi uyarınca öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5326 sayılı Kanun'un 20. maddesi gereğince kabahatli hakkında Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İDARİ PARA CEZASI VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-İşgal ve Faydalanma Suçu Yönünden Sanığın Temyiz İstemine Yönelik Yapılan İncelemede; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 66/1-e bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu tarih olan 07.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/16213, K. 2025/12755, 15 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama