KÜNYE
7. Ceza Dairesi 2021/16353 E., 2025/6592 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2025
- Sayısı
- 2014/127 E., 2015/123 K.
- Şikâyetçi
- ...
- Suç
- 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
- Hükümler
- Sanıklar ... ve ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, gümrük kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi
- Temyiz edenler
- Katılan ... İdaresi vekili, sanık ..., şikâyetçi ... vekili
- Tebliğname görüşü
- Kısmî ret, kısmî onama
Karar Metni
502 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Şikâyetçi ... vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'nun temyiz istemleri yönünden; sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I- Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Suç tarihi itibarıyla sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşıldığından, ... vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II- Katılan ... İdaresi Vekili ve Sanık ...'nun Temyiz İstemleri Yönünden
Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin beraat eden sanıklar ... ve ... yönünden olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Tüm dosya kapsamına göre; sanıklar ... ile ...'nun atılı suça iştirak ettiklerine dair savunmalarının aksine delil bulunmadığı, buna göre de diğer sanık ... bakımından kaçakçılık suçu yönüyle 5607 sayılı Kanun'un 4. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleşmediği, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin on birinci fıkrasında düzenlenen bireysel kaçakçılık kapsamında değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanıklar ..., ... ve ...'un yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklar hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 05.02.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'nun temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
III- Müsaderesine Karar Verilen Eşya Yönünden
Suça konu eşyanın araçlarda akaryakıt olarak kullanılıp kullanılamayacağı yönünde rapor aldırıldıktan sonra sonucuna göre müsadere edilip edilmeyeceğine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık ...'nun temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle
Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/16353, K. 2025/6592, 5 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama